Severek Ayrılmak
Bazen birini çok seversiniz. Koca bir yılın, hatta yılların neredeyse bütün günlerini, saatlerini beraber geçirirsiniz. Aklınızda, fikrinizde, zikrinizde, bakışınızda; her yerde o vardır. Ne kadar güzel duruyor değil mi böyle anlatınca? Durduğu kadar güzel.
Zahirde her şey güzel giderken geçmişten gelen bir iz, kimi zaman bir kimse, öylesine karartır ki bu güzelliği. Ve bu birdenbire olmaz; yavaş yavaş içten içe çürürsünüz. Elmadaki ilk delik şüphedir (koskoca bir aşka elmadan örnek veriyorum, üzgünüm). Ve en acısı, çürüdüğünüzü çok geç anlayabilirsiniz.
Size kalsa her şeyi düzelteceksinizdir. “E zaten bizde değil mi ?” diyeceksiniz. İnanın bana, hiç değil. Tamamen kader. Kaderde ikinizin yolu aynı yerde bitmiyorsa o çürüğü temizleyemezsiniz. Temizlemeye çalışırsınız ama o, günden güne derinlere iner ve geri dönülmez bir hâl alır.
Geriye sevgisi, kavgası, gürültüsü bitmiş bir aşk kalır. Alın, bu aşkla ne yapıyorsanız yapın.