Evliliklerin neredeyse yarısı -kısmen de olsa- sanki her insanın sabit bir değeri varmış; gençliğin, güzelliğin, zekanın, statünün ve özellikle de servetin hesaplanabilir bir tümlevi varmış gibi “daha iyisiyle takas etmenin” ayartması yüzünden boşanmayla sonuçlanıyor.