Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
PAZAR
"Yapayalnızım, ama kentin üzerine yürüyen bir ordu gibiyim."
PAZARTESİ
"Bu saçma, gösterişli cümleyi nasıl olmuş da yazmışım dün:
<<Yapayalnızım,ama kentin üzerine yürüyen bir ordu gibiyim.>>
Süslü cümleler kurmaya ne gerek var? Ben bazı durumları açığa çıkarmak için yazıyorum. Edebiyatla işim yok. Her şeyi kalemime geldiği gibi yazmalıyım; şu sözcük iyiymiş, bu sözcük kötüymüş dememeliyim."
"Bir sokak feneri yandı. Fener yakıcısı geçmiştir mutlaka diye düşündüm. Çocuklar onu beklerler, eve dönüş saati demektir çünkü bu. Yanılmışım, sokak feneri değilmiş, güneşin son yansısıymış. Gök durgundu hala, ama alacakarnlık başlamıştı. Kalabalık evlerine dönüyor ve denizin içli solukları duyuluyordu. Boyalı dudaklarının kıyısına kara bir çizgi çekmiş genç bir kadın, parmaklıklara iki elleriyle abanarak mavi yüzünü göğe kaldırdı. Bir an, <<insanları sevmiyor muyum yoksa ben?>> diye sordum kendi kendime. Ne var ki bu onların pazarıydı, benim değil."
"Bu sabah. Kitaplık'a gitmek üzere,saat sekiz on beşte Printania Otelinden çıktığımda, yerde sürüklenip duran bir kağıdı almak istedim, alamadım. Hepsi bu, bir olay bile sayılmaz."