Umarım bir gün kendimi affederim; duyduğum fazla merhametin yan etkilerini umursamadan, aşırı dozda sevgiyle insanları sevip kendime zarar vermiş olmam yüzünden.
Bu kalp nasıl bir organdı, anlamış değildim. Sadece o istediği zaman bir muhatap bulabiliyordun. Öbür türlü ne sorduğun sorulara cevap veriyor, ne de söz dinliyordu. Benim de mutluluktan başım dönseydi ya, ama dönmüyordu. Hemen yanı başımda bir sessizlik, ben istemesem bile beni istemediğim yerlere götürecek gibi büyüyordu. İnsanlığın en derin sancısıdır, yeryüzünde o kadar dil varken içinde bulunduğu duyguları anlatacak kelime bulamaması. Ama benim konuşmam gerekiyordu. İçimde demlediğim bir duygu vardı ama içine ne kadar şeker katsam tatlanmayacak gibiydi
“Dikkat et oğlum. Çoğu kadın ‘Evet haklısın, evet sana inandım,’ der ama işin aslı öyle değildir. Sadece bu kadınların ‘Bekle, seni suçüstü yakalayacağım,’ deme şeklidir. O yüzden bir kadın sana hislerinden bahsediyorsa, bu da ‘O hatayı yapma, seni suçüstü yakalamak istemiyorum,’ deme şeklidir ve yakalanma.”