İşte hiçbiri benden nefret etmeyen, hepsi benim için üzülen ve isteseler kurtarabilecek olan bu adamlar bana bunu yapacaklar, Marie,beni öldürecekler,bunu anlıyor musun? Hem de her şeyin düzene girmesi için törenle, soğukkanlılıkla! Aman tanrım!
Böylece ölümümden sonra üç kadın oğulsuz, kocasız ,babasız kalacak. Farklı türden üç öksüz; yasa açısının üç dul.
Haklı olarak cezalandırıldığını kabul ediyorum. Peki bu masumların suçu ne ? Ne önemi var! Onurları lekeleniyor, felakete sürükleniyorlar: bunun adı adalet!
En gençlerinden biri olan ve müebbet kürek cezasına mahkum edilmiş kurşuni yüzlü bir delikanlı kıskanırcasına bana bakarak:- Ne kadar mutlu olmalı !Kellesi kopacak. Elveda dostum! dedi.
...Neredeyse hepsi yarı çıplak ,başı açık bacakları aşağı sarkmış olan bu hareketsiz kalabalık , temmuzun kavurucu sıcağında da, kasımın dondurucu yağmurlarında da hiç değişmeyen giysileri ile birbirinin aynısı olan 5 arabaya yüklenmiş olarak 25 gün sürecek yolculuklarına başlıyordu. Toplum cellatlık görevine adeta doğa koşullarını da katmak istiyordu...
Temyiz sizi bir uçurumun üzerine asıl tutan ve kopana dek sürekli çıtırdadığı duyulan bir ipten ibarettir. Tıpkı giyotinin bıçağının aşağı düşmek için 6 hafta beklemesi gibi