"Babacığım, söyler misin canavarlar mı daha kötüdür ejderhalar mı?"
Babam susuyor, saçlarımı okşuyor, derin bir iç çekiyor. "İnsanlar," diyor. "İnsanlar Yakut'um. Ne ejderhalar ne canavarlar... Sadece insanlar."
"Hatem ulumuştu, bir acıyı göğe yazmak istiyor gibi ulumuştu ve ölen bir Mar Kadını olmasına rağmen tüm sürü sabaha dek kurt formunda koşarak Hatem'in ulumasına eşlik etmişti. Gümüş Pençeler, bir Mar Kadını için yas tutmuştu."
"Tövbe etmiş bir şeytanın,adı artık eskiden olduğu gibi melek değildi; günah işlemiş bir meleğin adı ise asla iblis olmuyordu.Bu tıpkı sizin adınız şeytanken işlediğiniz günahın affı olmayışı ama bir melek aynı günahı işlediğinde, adının daim melek kalacak olması gibiydi."