Aşkı, düşünecek başka mevzuları olmadığı için bütün iç dikkatlerini bir tek nokta üstünde teksif eden avare ve tembel ruhların bir fantezisi telâkki ediyordu. Aşk, bu ruhların içindeki boş vakitlerin ilâhıydı.
Burjuva münevveri böyledir, hepsi de senin gibidir: Politikayı diğer insan faaliyetlerinden apayrı sanırsınız. Her şeyin aksiyon ve politika olduğunu bilmezsiniz. Senin de, benim de yediğimiz ekmeğin, içtiğimiz kahvenin fiyatı dünya politikasına bağlıdır. Değil bir münevver olarak, alelâde menfaatlerinin müdafaasını ve hesabını düşünen okur yazar bir işçi sıfatıyla politikayı hararetle takip etmelisiniz.