Sumeyra

Sumeyra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.··
10 günde okudu
·
2020 12. kitabı
Richard Preston
7.4/10 · 31 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Savaş, her zaman bir namlunun ucunda son bulmayabilir. Bir bakmışsınız ki küçük bir öpücük, sıradan bir mektup ya da neşeli bir parti masum pek çok insanın sonu olabilir.
Bazı şehirlerin yıkımından da doğa ana sorumlu. Bazı uzmanlar Atlantis'in büyük bir deprem ve arkasından gelen dev bir tsunami yüzünden deniz tarafından yutulduğunu öne sürüyor. Milattan sonra 79 yılında patlayan Vezüv Yanardağının Pompeii şehrini nasıl yok ettiğini gözümüzle görebiliyoruz. Felaket burada da görüldüğü gibi bazı zamanlar o kadar hızlı geliyor ki, şehrin insanları kaçmaya zaman bulamıyor ve bulundukları yerde taşlaşıp tarihe karışıyor.
Virüsler, doğanın temel parçalarından biridir. Eğer yeryüzündeki virüslerin tümü yok olsaydı, küresel bir felaket yaşanırdı; böcek nüfusunun hızla artmasıyla, dünyanın doğal ekosistemleri inanılmaz bir çöküşle yok olurdu. Virüsler, doğanın kalabalığı kontrol mekanizmasıdır ve bir böcek virüsü büyük bir kalabalığı kısa sürede azaltabilir. İnsanlık tarihi boyunca insanlar küçük avcı-toplayıcı gruplar halinde, dağınık bir biçimde yaşamışlardır. Bu dönemlerde kalabalıklar oluşturmadıklarından çiçek virüslerinin ilgisini çekmemişlerdir. .... bir virüsün yaşamını sürdürebilmesi için birbirinden ancak 14 günlük yolculuk mesafesinde yaşayan yaklaşık 200 bin insana ihtiyaç duyduğu ortaya çıkmıştır. Aksi takdirde virüs yaşam döngüsünü sürdürmeyip ölür. Yerleşik tarım alanları ve kentler yaklaşık 7000 yıl önce ortaya çıkmadan bu koşullar oluşmamıştı. Çiçek virüsü bir bakıma, ilk kent virüsü olarak tanımlanabilir.
Tıbbi personelin uyuması için banyolara katlanan yataklar yerleştirildi. Herkes için ayrı birer oda yoktu; bu yüzden, yetkililer, dağlardaki gençlik yurtlarında ve bazı küçük otellerde yer ayarladılar. Bir hastahane işçisi karantinadan kaçıp evine gidince, St. Walberga'nın kapıları çivilendi ve hastane polis kordonu altına alındı.