Barbaros Uzunköprü

Barbaros Uzunköprü
@b_uzunkopru
Book Translator · Res. Asst. @BeykentUnv, Department of Translation and Interpreting · CELTA Certified English Language Instructor · History Buff
Kitap Çevirmeni, Akademisyen
Doktora
İstanbul
Aydın, 27 Mayıs 1993
16 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 16:10
“Kitabın Tarihi”, yalnızca kitabın tarihsel süreçte aldığı şeklin izini süren bir yol hikâyesi değil aynı zamanda kaleme, yazmaya, baskı şekillerine, yayıncılığa ve tüm bunların insanla etkileşimine değinen bir çalışma. Hayatımızın en önemli parçalarından biri olan kitabın bir nesne olarak tarihsel gelişimini okumak çok keyifliydi. Kitabı okuduktan sonra ise aslında hikâyenin bitmediğini anlıyoruz. İlk başta kile, ardından papirüse, daha sonra parşömene yazan insan bir şekilde bugün adına “codex” denen kitap formunu bulmuş ancak bizim kuşağımız şu anda bir geçiş sürecinde. E-kitapların pazar payı her geçen gün artmakta. Tabletler ve e-kitap okuyucular dünyanın gelişmiş kesimlerinde hızla yayılıyor. Bunlar okura normal kitapta olmayan pek çok özelliği sunabiliyor. Bunun yanında devletler e-kitaplara vergi indirimleri getiriyor. Yayınevleri baskı maliyeti olmadığı için e-kitapları daha uygun fiyata satabiliyor. Elektronik kitaplar için devasa platformlar kuruluyor. Tüm bunlar aslında yeni bir kitap devriminin ortasında olduğumuzun bir göstergesi. Muhtemelen kitaba bir nesne olarak değer verenler çok uzun yıllar varlığını sürdürecektir ancak en geç iki kuşak sonra kitabın standart formunun elektronik olacağı görüşündeyim.
Kitabın TarihiAlbert Labarre · Dost Kitabevi Yayınları · 201257 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 02:08
Taha Niyazi Karaca, ister tarih disiplinine ucundan kıyısından bulaşan biri, ister lisans öğrencisi, ister serbest araştırmacı, isterse de meslekten tarihçi olsun bu alana bir şekilde dâhil olan herkesin ilgisini çekecek bir başucu kitabı hazırlamış. "Başucu" ifadesini özellikle kullandım çünkü kitabın ikinci bölümü gerçekten sık sık başvurulabilecek bir rehber niteliğinde. Ama hemen oraya atlamayalım. Kitabın ilk bölümü tarih disiplinin zaman içindeki gelişimine, farklı dönemlerde hangi işlev doğrultusunda kullanıldığına, metot konusunda aynı paydada buluşan kişi ve grupların kurdukları akademik okullara ve paradigma değişimine yol açan tarihçilere odaklanıyor. Bu bölüm Heredotos'tan günümüze çok geniş bir zaman aralığını ele almakla tarih disiplininin panoramik bir fotoğrafını çekiyor. Kitabın ikinci bölümü daha önce de bahsettiğim gibi farklı zamanlarda dönüp tekrar bakılacak oldukça işlevsel bilgilerle dolu. Tarih alanında yapılabilecek (aslında sosyal bilimler alanında da diyebiliriz) bilimsel bir çalışmanın tüm aşamaları adım adım sunulduğu gibi pratik bilgiler, internet siteleri, telefon ve tablet uygulamaları, ücretli/ücretsiz arşivler, online kaynak temin siteleri ve daha pek çok bilgi okurun ilgisine sunulmuş. Bilimsel etik konusuna apayrı bir başlık açılması da bence önemli. Bugün belki de her şeyden önce bu konuyu konuşmamız gerekiyor. Emeği geçenleri kutlarım.
Tarihçi Geçmişi Kurgulamak: Kuram-Tasarım-İnşaTaha Niyazi Karaca · Timaş Yayınları · 202035 okunma
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 19:53
Anna Karenina; aşk - kayıtsızlık, mutluluk - hissizlik, yapım - yıkım ve yaşam - ölüm dikotomileri başta olmak üzere bir dizi zıtlık üzerine inşa edilmiş bir yapıt. Anna, kitapta aynı hacimde yer kaplayan ve aynı yoğunlukla işlenen Vronski ve Levin'le birlikte kitabın üç ana karakterinden biri. Hatta "Lev" Tolstoy'un kurmaca bir yansıması olup hayatın anlamını keşfetmeye (ya da ona bir anlam atfetmeye) çalışan "Levin"in yolculuğu beni içine daha çok çekti diyebilirim. Kitapta daha az önemli onlarca farklı karakter de var ancak kimilerinin iddia ettiği gibi bu karakterler gereksiz değil. Hepsi bir şekilde bu üç ana karakterin hayatına temas edip onları çıktıkları yolculukta şekillendiriyor. Kimi kurduğu tek bir cümleyle kimi kasıtlı olarak kimi de farkında olmadan yapıyor bunu. Zaten muhteşem olan da bir kitaba onlarca karakteri doluşturmak değil her birini işlevli kılabilmek. Tolstoy, Tokyo metro ağına nazire yapan bu karmaşık ilişkiler ağında kimseyi kimseyle çarpıştırmayarak beni kendine bir kez daha hayran bıraktı. Yazar kitapta ahlakî, dini, toplumsal ya da ideolojik bir yargılamaya da girişmiyor. Kendi yarattığı karakterleri iyisiyle kötüsüyle kabullenmiş durumda. Her şeyi ve herkesi bir gözlemci edasıyla olduğu gibi aktarıyor. Benzer bir şekilde kitapta acılar içinde ölmesini istediğimiz, gerçekten nefret ettiğimiz kötü bir karakter yok. Ancak sonsuz mutluluğa kavuşmasını istediğimiz biri de yok. Güçlü ve zayıf yönleriyle, içlerinde barındırdıkları iyi ve kötü düşüncelerle ve eylemleriyle herkes gri alanda. Anna Karenina kurgu dışı okumalara gömüldüğüm bir dönemde benim için hem bir sığınak hem de içinde bulunduğum bunaltıcı gerçekliğe bir alternatif oldu.
Anna Karenina - 2. CiltLev Tolstoy · Alfa Yayınları · 2020978 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 03:36
Sâkine Eruz çeviri üzerinden Osmanlı kültür tarihinin bir panoramasını çizmeye çalıştığı bu kitapta akademik içerikle keyifli üslubun dengesini şahane tutturmuş. Alm., İng., Osm. kaynaklar harmanlanmış ve kıymetli bir çalışma ortaya çıkmış ancak beni asıl şaşırtan kitabın yazılış şekli. Kitap 4 katmandan oluşuyor. 1. katman kitabın ana gövdesi, 2. katman paragrafları özetleyen yannotlar (aradığını bulmayı kolaylaştırıyor), 3. katman okurun kişi, kurum ve kavramlarla ilgili artalan bilgisini pekiştiren hacimli dipnotlar, 4. katman ise terimceden listelere, fotoğraflardan orijinal belgelerin tıpkıbasımına kadar dopdolu "Ekler" bölümü. Tüm bu süreç okuru son derece aktif tutuyor. Kitabı dümdüz okuyup geçemiyorsunuz. Bir okuma eyleminden ne kadar keyif alınırsa o kadar keyif aldım. Samimiyetle tavsiye ederim.
Çokkültürlülük ve ÇeviriSakine Eruz Esen · Multilingual Yabancı Dil Yayınları · 20104 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 23:22
Türkiye'de çeviri tarihi çalışmalarının en önemli isimlerinden biri olan Şehnaz Tahir Gürçağlar bu eserinde -eser ifadesini kasıtlı olarak kullanıyorum- erken Cumhuriyet döneminin çeviri etkinliğini hem yöntem hem de içerik açısından çok katmanlı olarak ele almış. Yöntem açısından yalnızca söylem çalışmasıyla yetinmiyor, bunu metinsel analizlerle de destekliyor. Bu analizlerde ise çevirmen normlarını tespit ederek dönemin çeviri anlayışını ortaya koyuyor. Bu sayede bugünkü kabul edilebilir çeviri anlayışı ile geçmişi kıyaslama imkanı buluyoruz. İçerik açısından ise daha önce çalışılmayan pek çok meseleye ışık tutuyor. Hasan Âli Yücel önderliğinde kurulan Tercüme Bürosu'nun faaliyetlerini detaylı olarak incelediği gibi erken Cumhuriyet döneminin özel yayıncılık piyasasına da mercek tutuyor. Eser büyük bir boşluğu doldurmasının yanında üzerine düşülmesi, aydınlatılması ve çalışılması gereken pek çok noktayı da açığa çıkarıyor. Türkçeye çevrilmesi Türkçe adına büyük bir kazanım olmuş.
Türkiye’de Çevirinin Politikası Ve PoetikasıŞehnaz Tahir · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186 okunma