Sen annenin sağduyusunu ve babanın şeytanlığını almışsın. İçindeki savaşı görebiliyorum. Bırak annen kazansın.
Valla yoruldum ya
Reklam
Her buluşmadan farklı kişiler olarak ayrılırız
İki insanın karşılaşması bir kimyasal reaksiyon oluşturur. İnsanlar karşılaştığında sadece mantıklı zihinleriyle (bilinçle) iletişim kurmazlar. Asıl büyük temas, yüzeyin altında, iki insanın bilinçdışının karşılaşmasıyla olur.Bastırdığımız duygular, çocukluk yaralarımız, anne-baba imgelerimiz, karşı tarafın bastırdıklarıyla anında bir reaksiyona girer. İlişkiler bu yüzden basit değildir, dinamik bir arka planı sırtında taşır.Aslında buzdağının görünmeyen kısmı iletişimimize yön verir. İlk karşılaşmalar bu anlamda değerlidir. Bize bu kimyasal reaksiyonun gidişatı hakkında belki de en gerçek verileri verir. Değişim kimyasal olduğundan ,bir insanla temas ettikten sonra asla "eski sen" olarak kalamazsın. Ya o temas seni kendi içine doğru büyüterek dönüştürür ya da elementlerini sarsar; ama her halükarda reaksiyondan yeni bir "sen" çıkar.
Psikoloji
Kamrann..
Eğer bana evet dersen baştan aşağıya mutluluk olurum Bırakırım şairliği, şairlik zaten mutsuz adam işi, senden âla şiir mi var senin yüzünden âla! Eğer bana evet dersen duvar ustası olur evimizin duvarını yaparım. Hanımeli yetiştirim en bi sevdiğinden. Eğer bana evet dersen yeni yeni icatlar çıkarırım. Çatıda kuş yuvaları yaparım, ama sen beslersen. Eğer bana evet dersen baba olurum, baba olur eve ekmek getiririm. Feridem! Can şenliğim! Evet diyecek misin bana! Kamran Çalıkuşu’suna böyle evlilik teklif etmişti, “ the best” tir haniiii
Edebiyat
Ömrünü adadığı ailesinin parıltılı dünyasında bir yabancıya dönüşen fedakâr bir baba, bir gecede un ufak olan sarsılmaz bir güven duygusu ve kalbinin gizli dehlizlerinde adım adım yaklaşan o trajik çöküşün anatomisi... Stefan Zweig’ın derin insan psikolojisini, yoğun dramatik kurguyu ve sarsıcı ruh tahlillerini dâhice harmanladığı o ölümsüz eseri "Bir Kalbin Çöküşü"nü okumak; Salomon Cross’un o iç burkan trajedisine tanıklık ederken, kendi aile bağlarınızın, sadakat anlayışınızın ve kalbinizin o en çıplak gerçekliğiyle soluk soluğa yüzleşmek demek. Zihninizde çok derin izler bırakacak bu görkemli şaheseri kesinlikle tavsiye ederim.
Hepinizin gözünde beyaz saçı, beyaz sakalı ve kırmızı elbisesiyle canlanan Noel Baba görüntüsünün bir reklam ürünü olduğunu biliyor muydunuz? Yılbaşlarında sekiz Ren geyiği tarafından çekilen arabasıyla gelerek çocuklara armağanlar dağıtıp onları sevindiren Noel Baba'nın uçan arabası imajı William Gilley'in bir çocuk şiirinden kaynaklanır. Beyaz sakallı, kırmızı giysili Noel Baba çizimi ise İsveçli Haddon Sundblom adında bir ressamındır. Bu resim, karışımında kafein bulunduğu gerekçesiyle çocuklara içirilmeyen bir içeceği çocuklara sevdirmek, yaz içeceğinin kış aylarında da içilmesini sağlamak amacıyla 1931'de başlatılan bir reklam kampanyası için hazırlanmıştır. O ülkelerde sonuç ne oldu bilemem ama bazı Doğu toplumlarına bu tablonun sevdirildiği bir gerçek!
Alıntı
Reklam
Reklam