Tahir Demir, Baba ve Piç'i inceledi.
24 Tem 09:17 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

''Keşke güzelliğin o kadar da arzulanan bir şey olmadığını anlatabilseydi ona. Güzelliğin sadece en yanlış erkekleri çeken bir mıknatıs olduğunu ona söyleyebilseydi.''

inisiyasyon, Havva'nın Üç Kızı'ı inceledi.
18 Tem 21:03 · Kitabı okudu · 13 günde · 5/10 puan

İlk olarak kitap gayet akıcıydı, yüzeysel ve ayrıntının fazla yer almadığı bir kitap olmuş. Baba ve Piç henüz bitmemiş olsa da kesinlikle benzer yönler yok diyebilirim. Biraz Türk dizisi tadında aşk, dram, toplumsal konuların işlendiği kısa zamanda bitirilebilecek herkesin rahatça okuyacağı bir kitap. Aile içi çatışmalarının güzel aktarıldığını düşünüyorum. Yazar ayrıca zaman geçişlerini çok başarılı bir şekilde tamamlamış, kitabın işleyişi gayet güzel tamamlandı bu yönden. Altını çizebileceğiniz güzel analizler de yer alıyor ayrıca kitapta. Genel olarak beğendim. Ama;

Arka kapak yazısı, kitabın ismi ve kapak fotoğrafı bu kadar bağımsız bir kitap sanırım daha önce okumamıştım. Havva'nın üç kızını kurgu da kaç kere gördük bir elin parmak sayısını geçmez, Peri'ye o kadar çok fazla odaklanılmış ki diğer iki kızımızın unutulması çok yazık olmuş. Ayrıca bir de skandal var, "bu muydu skandal cidden?" diye hayal kırıklığı yaşadığım da doğrudur. Konuda parlayan kısımlar kitapta neredeyse hiç yok. Peri'nin karakterini çok pasif ve aşırı kararsız buldum. Tanrı dersini ve Azur karakterini çok sevmiştim ama ayrıntılı incelenmemesi bence büyük bir kayıp olmuş.

Mehmet Kaya, bir alıntı ekledi.
18 Tem 19:49

Gökten kafana ne yağarsa yağsın asla küfretmeyeceksin. buna yağmur da dahil.

Yukarıdan üzerine ne düşerse düşsün, kabulün olmalı. sağanak ne kadar şiddetli, tipi ne denli dondurucu olursa olsun, bulutların biz aşağıdakilere reva gördüklerine sövemezsin. böyledir bu düzen. bunu herkes bilir. zeliha dahil.

Bilir bilmesine de, temmuz ayının bu ilk cumasında, yanı başındaki tıkanmış trafiğe inat kaldırımda koşturarak çoktan geciktiği randevuya yetişebilmek için telaş ederken, dudakları kıpır kıpır, ağzına geleni söylüyor yine de. sövüyor da sövüyor zeliha; kırık kaldırım taşlarına, yüksek topuklu pabuçlarına, peşine takılan adam müsveddesine, kuru gürültünün trafiği açtığı görülmediği halde deli gibi kornaya basan şoförlerin cem-i cümlesine; vakt-i zamanında ne gerek varsa şu başa bela yüreğe cefa konstantinopolis şehrini fetheden ve asırlarca da hatasından dönmeyen tekmil osmanlı hanedanına ve bir de yağmura... evet şu yere batası yaz yağmuruna.. sövüyor hepsine teker teker.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
18 Tem 01:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mükemmelliğinin anahtarı namükemmel oluşundaydı. Pürüzsüz kutsiyetinin esrarı bizzat dünyevi kisvesindeki arızaydı.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
18 Tem 01:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Şu zenginler yok mu, Allah gözlerini kör etmiş bunların. Kör! Hayatları boyunca para istifliyorlar. Ne demeye gafil? En pahalı okullarda okumuşsun ama ne fayda, adam olamamışsın. Kefenin cebi mi var? Sonunda hepimizin giyeceği bir pamuklu kefen. Hepsi bu. Yok öyle Vakko makko oralarda. Para pul mücevherat da yok borsa da yok. Takım elbise giyebilir misin ahirette? Bak hiç soruyorlar mı kendilerine, yahu bu gökyüzünü kim tutuyor diye? Sorsa bulacak cevabını halbuki. İmana gelecek. Sormuyor ki...”
Asya susmayı yeğledi bu noktada.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak