• Merhaba arkadaşlar, aşağıda belirttiğim kitapları çekiliş yoluyla birilerine (6 kişiye) göndermek istiyorum.

    Bunun için yapmanız gereken şey; aşağıda sırasıyla yazılmış kitapların sıra numarasına ilaveten 'katılıyorum' eklemeniz ve yorumda yazmanız. (örneğin; 2 ve 5 katılıyorum)

    Bir kişi en fazla 2 defa çekilişe katılabilir.

    Katılım yarın (Bugün) saat 22:00'de sona erecektir. Çekiliş, gerekli hazırlıklar(liste) tamamlandığında 22:30 gibi yapılması planlanıyor.

    Kura çekimi nasıl olcak? Şeffaf olcak mı?

    Gibi sorular aklınıza gelebilir, kısaca anlatayım. Ben 6 farklı grup için katılan arkadaşların isimlerini katılmak istedikleri gruba ekleyeceğim ve her birine numara vereceğim ve listeyi hazırlayacağım ve hatta listenin bir fotosunu yanımda hazır tutup bekleyeceğim. Kura çekimi için ise sizlerin arasından rastgele 6 kişi seçeceğim(bilmediğim, tanımadığım) ve kurayı onlara çektireceğim. Peki bu kişileri nasıl seçeceğim? O an yoruma, bana çekiliş için yardımcı olabilecek 6 arkadaşa ihtiyacım var dediğimde yazan ilk 6 kişiyi böylece seçmiş olacağım. (1 kişi 1 grubun kurasını çekecek, yani numara söyleyecek. Ben de o gruba ait fotoyu anında paylaşacağım. Kendim bile kimin kazandığını o an bilemiycem.)

    Umarım sorunsuz geçer...

    Bu iletiyi paylaşarak diğer arkadaşlara ulaşmasında yardımcı olabilirsiniz.

    Herkese bol şanslar, iyi okumalar ve güzel günler diliyorum...

    Not: İlk defa çekiliş yapacağım. Bir kusurum olursa affola...


    1) Otomatik Portakal
    2) Babalar ve Oğullar
    3) İncir Kuşları
    4) Madam Bovary
    5) Sırça Köşk,
    Bir İdam Mahkumunun Son Günü,
    Siyah İnci
    6) Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu,
    Dönüşüm,
    Yeraltından Notlar
  • Bu ümmetin fidanları çocuklarımız yazar Nurettin Yıldız.


    Öncelikle kitabın 2 ana temasını verip sonrasında başlıklar ve altında not aldığım maddeleri sıralayacağım.

    1.Aile Allah'ın onlara verdiği bir emanete sahip olduğu bilincinde olmalıdır.

    2.yarının ümmetine bir fert yetiştiriyorsun. Unutma! senin çocuğun yarınki ümmeti Muhammed'in şekli olacak.


    🔴Bir çocuk doğurmak🔴

    1.İnsan öldüğünde defteri kapanır ama salih çocuk yetiştireninki açık kalır.

    2.Mürüvvetini görmemiz evlenmeleri veya torunlarımızı onların kucağında seyretmemiz değil,Mezarın karanlığında iken onların bize göndermeye devam edecekleri namazlar sadakalar ve diğer sevaplara şahit olmaktır.

    Annelik babalık bizim gözümüzde budur böyle olmalıdır.

    3.Müslüman anne baba demek ile kastedilen; mezarda bile sevabının kesilmemesine vesile olacak nesli yetiştiren kimsedir.

    4.Bir çocuk doğurmak müslüman anne-baba için jinekologların yardımıyla çocuğu çıkarmak şeklinde değil, şeytanın bütün tasarruflarına karşı Allah'a kul olan, anne babaya mezarda hayat getirecek bir çocuk doğurma olarak anlaşılmalıdır.

    5. Çocuklarımız mezarımızda Umudumuz Cennet garantimizdir. Müslüman anne baba "sen şahit ol Allah'ım doğurduğum çocuğum beni cennete sokmaya vesile olsun da,Ben 20 sene boyunca ona hizmet edeyim,sadece kundakta iken değil ergenlik çağına kadar çocuğun en ayrıntılı hizmetleri ile ilgilenilmeli bunu almamalı bu hissiyatla çalıştıktan sonra işin gerisini Allah'a bırakıp,en azından niyetiyle kazanmış olmalıdır.

    6.Cennet gözümüzde kaç para ediyorsa dünyada çocuğumuza vereceğimiz emeğe bakışımız da o kadar olmalıdır.

    7. Ümmeti Muhammed'in fertleri çocuklarının her birine Kudüs'ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmeli, hiç kimse Kur'an okumasa bile Mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapla hazırlamakla mükelleftir. bir ellerine dünyayı Diğerlerine cenneti koyacak bir mantıkla hareket ederken sağlıkları ile de o ciddiyetle ilgileneceğiz.

    8. Oyunu ev içinde ki hareketleri bile şeriata göre Dizayn edilen bir çocuk Allah'ın izniyle aşın gölgesi için hazırlanan çocuktur.

    9. böyle bir çocuk için özel gayretimiz olacak namaz kılan ağzı besmeleli anne fiili bir duadır zaten.

    ☆Mümin anne baba son tahlilde cinsiyet tanımaz. Allah'ın emanetini tanır.

    10. mülk Allah'ındır ve o dilediği gibi yaratır. Çocuğun cinsiyetinden önemli;Onu yaratandır, teslimiyettir.Şura Suresi'nin 49 ayeti;göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır o dilediğini dilediğine verir.

    11. tabiin neslinden Muaviye bin kurrenin evladın doğunca tebliğe gelenlere ikramlarda bulunup sonrasında "Ben dua edeceğim sizde Amin deyin" demesi ve ilerleyen zamanlarda "o gün ben dua eder ve o sahabiler Amin diye icabet ederken neler söylediysem daha sonra hepsini çocuğum da gördüm" demesi bizim için bir örnek olmalı. Allah'a İtimat etmeli  ve duaya güvenmeliyiz.

    12.çocuk 7 gününe geldiğinde sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunup sana şu isim verdim diye babaları tarafından söylenmeli,saçları tıraş edilip ağırlığınca Gümüş de vermek sünnettir.

     14.çocuğa isim verilirken kesinlikle akıldan çıkarılmamalı ki herkes kıyamet günü ismi ile çağrılacaktır.


    🔴Allah'ın fidanları🔴

    1.imran'ın karısı hanne gibi bebek ta karnındayken Hedefini belirle.

     Ali İmran Suresi 35 37 ayetler şöyle demiştir; bir şekilde senin hizmetini adadım benim bu adamı kabul eyle.Şüphesiz duaları kabul eden niyetleri bilen Yalnız Sensin.-Çocuk dünyaya gelince- Rabbim ben kız doğurdum (Oysa Allah Zaten onun ne doğurduğunu biliyordu) erkek kız gibi değildir Onun adını Meryem koydum onu ve soyunu Lanetli şeytanın şerrinden senin korumana emanet ediyorum"

    2.bir  kadın imranın karısının bu sözünden sonra çıkıp bütün dünyaya ilan etse "Ey Havva'nın kızları Kadınlar sizin bir aradığınız Allah'a açılmış elleriniz dualarınız ve emekleriniz bütün insanlığın kıyamete kadar ki yürüyüşü ile oynayacak güç ve kudrettedir kendinizi bilin anne adayları kaderinizi bilin.Allah'a bu şekilde dua edin vs haksızlık mı etmiş olur?

    ☆ Ey ümmeti Muhammed'in kadınları! sizde doğuracağı çocukları Allah'ın fidanları olarak yetiştirin. O fidanlara Umut bağlayın. Siz de dünyanın kaderini değiştirecek Allah'ın yeryüzünde tecelli ettireceği kaderini sebep olacak çocukların anneanneleri olun babaanneleri olun.sebep siz olun.Kur'an yeniden inmeyecek sizin adınıza bir sure konmayacak olsa bile, göklerde melekler sizi Ahmet'in karısı Mehmet'in kızı demişti ki diye ansınlar demek değil midir?

    ☆Sabahlara kadar uykusuz kalma pahasına heyecanla teheccüde kalkıp"Rabbim Ben de Bu ümmetin Ahmet'in karısı olarak Mehmet'in karısı olarak karnımdaki ne sana adadım" niye demeyelim? farkımız ne?

     4. belki de o çocuk, o Lider, O Fidan senin çocuğun. Benmi diyen cahildir!

    5. Allah sana bir fidan verdi meyvesini yemek için çabala, asla vazgeçme! ana baba olarak çocuğumuz oldu demeden önce Rabbim bizim bahçemize bir fidan dikti Ben o Fidanı büyütüp meyve verdi günü görmek için uğraşıyorum demeye mecburuz.

    6. Hannenin sözlerini duyup Peki kabul ettim diyen Allah bizim de Allah'ımız dır.O günkü Adak Bugün de mümkündür.

    7.Artık benim oğlum benim kızım benim talebem benim kursum grubun talebesi sözleri iptal olmalı. Allah'ın fidanları denmelidir. Elhamdülillah Rabbim benim evime Bir Fidan verdi buna büyütüp ümmetimin bağrına dikeceğim İnşallah diye iman etmek gerekmektedir.

     8. her şey niyet ile başlıyor. Gerçekçi bir niyet ve o niyeti doğrulayan tavırlar olmalı

     9.samimiyete bak yüreğine bak dilini de dolaştırdığın sözlere bak ve Allah'a bak. Allah Ali İmran suresinde bu kadını senin önüne boşuna koymadı! bunu anladıysan nereye davetli olduğunu da anladın demektir. bunu anlamadıysan sözde  bitmiştir.


    🔴Çocuğun sahibi Allah'tır🔴

    1.Allah geçmiş şimdi ve gaybı en iyi bilendir. çocuklarımız asla bizim değildir, Allah'ındırlar.Biz ise emanetçileriyiz.

    2.çocuk planlarını Haşa Allah değil de teknoloji ve gelişen siyaset politikaları yüzünden yapılıyormuş zanetmekten vazgeç.

    3.Biz ümmetiz birimizin çocuğu hepimizindir.

     4.devletler kullanacakları memurlar ve robotlaştıracaklari insanlar aradıklarından böyle politika güdebilirler ama Biz Allah'ın kulu Ahmetler Ayşeler olarak gördüğümüz çocukları konuşmalıyız, eğitimleri ona göre vermeliyiz.

     5. Bir mümin olarak benim dünyanın en zeki çocuğunun babası olduğum zaman hissettiğim mutlulukla,dünyanın en zor engeliyle doğan çocuğun babası olduğunu da hissettiğim aynı değilse ortada pratiği bir türlü görülmeyen bir iman var demektir.Allah'ın beni görmek istediği gibi değilim demektir.

     6.ne kadar Yusuf güzellikteki çocuk Allah'ın cennetine girmemize sebep olmadıkça değerli değildir..

    《《《7 tespit 

    1. insanlık ilk defa Adem aleyhisselamdan bu yana çocukların anne babadan daha fazla bilgi sahibi oldukları dönemi yaşıyor bu konuda tedbir ve dikkat gereklidir.

    2.İnsanoğlu Allahü teâlânın yarattığı günden beri çocuğunu bugünkü kadar eşya yerine koymamıştır.her şey çocuklar için diyerek sorumluluk ondan ona ondan ona atılıyor.

    3.yine insanlık ilk defa hiçbir engel olmaksızın en küçük yaştan itibaren cinsel hürriyetine sahiptir.

    4 asrımızın büyük sorunlarından biri de farklı dillerin konuşulduğu evlerde yaşanıyor oluşudur.ana baba genç aynı evde farklı dil konuşmaktadır.

    5 israfın mübahlaşması günümüzde olduğu kadar tarihte hiçbir devirde böylesine ileri gitmemiştir.

    6 ebeveynlerin ilk defa böylesine yoğun halde başa geldiği için oturup düşünmeleri gereken bir diğer nokta da din içerikli tartışmalardır.bunlara kesinlikle fırsat verilmemelidir.

    7 Allah'a kulluğu bilmeyen çocuğunu feda etmeye razı ve hazır olmayan anne babalar o imparatorların önünde kesinlikle eğileceklerdir.espri için ifade ediliyor olsa daana babanın korkusudur;ekselansları sinirlenip Sabahleyin kahvaltı sofrasına oturmazsa değil mi?》》》

    7. Cihat meydanlarındayız birleşmeliyiz.

    çocuk psikolojisinden anlayan Hoca Efendiler olmalı. Çocuğun ne olmak istediği bir pedagog uzman tarafından yönlendirilerek yapılmalı ana baba istiyor diye değil.

     8 Nuh aleyhisselamın son gemisine binmeyi kabul etmediğini gördüğü halde oğluna yavrum diye hitap ettiği kulaktan çıkmamalı asla umudumuzu kesmemeliyiz.

    9 günü ezanla alay eden çocuğun peygamber terbiyesi ile Kabe'ye müezzin olduğunu ve bu örnekteki çocuğa davranış şeklimizi hep gözden geçirmeliyiz.

    10.Süfyan ibni üyeyne isimli bir Alim zat vardı.Ebu Hanife'nin arkadaşlarından Bu mübarek zat bir gün mescide ders anlatırken içeriye küçük bir çocuk giriyor o da Çocukla oyun oynamaya başlıyor.sonrasında alimlere dönüp öyle demiş; Bu çocukla ilgilenmem sizi rahatsız mı etti?Bir zamanlar bende çocuktum ve alimlerin Meclisine böyle girerdim alimlerin ortasında otururdum.Annem bana kalem verirdi ceviz kadar bir kalemim vardı ve onunla bir şeyler yazardım.Ben gelince meclisteki zatlar 'Şeyh efendiye yer açın'diye şakalaşırlardı.

    o gün beni büyük adam yerine koydukları için şimdi sizeleride okutuyorum. bu çocuğu da yarın onun Allah ve rasullullah diyebilmesi için büyük tutmam lazımdır.

    11.50 kere Eşek herif dediğin çocuğun Hafız olmasını isteyen iyi bilmelidir ki; Allah'ın kanununda eşeklere hafızlık yoktur eşek hayvan dönen kimse Hafız olmaz Alim olmaz insanda olmaz.


    🔴Çocuk insandır🔴

    1. Çocuklar bizim malımız ürünümüz değil birer insandır. 

    2. çocuklarımız insan olarak doğarlar insanlığın umudu olarak yaşarlar,her anne-baba 'hiç kimse secde etmiyor olsa da benim çocuğum secdeyi ayakta tutan Son Umut olacak' duası ile çocuğunu büyütmelidir.

    3.bizim çocuklarımız insandır ama aynı zamanda insanlığın umududur biz farklıyız.

     4.Ey Allah'ım sen verdin ya Ne güzel verdin diyen anne baba olmalıyız.

     5 çocuğun namaz kılmasını istiyorsan kendi namazına bak.çocuğun Kur'an okumasını istiyorsan kendi Kuran okuyuşuna bak. çocuğun kötü şey kullanmaması istiyorsan kendi kullanmamaya bak.çocuğun akraba kıymetini bilmesi istiyorsan sen bilip bilmediği ne bak!

     6 anne babalar evladı Allah'ın nimetlerinden bir nimet olarak görmeliyiz.

    7 önce kendimizi ıslah edeceğiz.Salih amel yapan anne-baba olacağız.

    8 çocuklarımız için Rabbimizden bir şeyler isteyeceğiz biz yapalım gerisini de Allah'a bırakalım.

    9 Her çocuğun kütüğü var. anne babalar Yardım almak için görüştüğü psikolog ve Hocaefendi aile büyüğü dışında çocuklarının ayıplarını yaptıkları yaramazlıkları hataları Kimseye anlatmamalidılar.

    11 çocukları birer pyt edinmemeliyiz.

    12 Fil Suresi Nuh Aleyhisselam İbrahim Aleyhisselam Musa Aleyhisselam'ın yaşadıklarını birer çocuk hikayesi değil aile kuralları haline getirmeliyiz. 

    ☆ Yakup aleyhisselamın örnek alınmadığı bir toplumda Müslümanlık çok zor.

     13 İbrahim Lut Nuh Yakup aleyhisselamın evimizin başöğretmeni yaptığımız gün Allah'ın rahmeti de bize gelecek ve ciddi şekilde Rabbimizin rahmeti ile tüm Zorluklara rağmen Allah'ın izniyle ümmeti muhammed kalitesinde çocuk yetiştireceğiz

     14 Peygamberimizin yaptıklarından davranışlarından dersler çıkarmalıyız 

    16 çocuk yetiştiren Her anne-baba Allah'ın izniyle Bedir mücahidi Uhud Mücahit Hendek kazan mücahittir

     16 yetiştirdiğimiz çocukların diplomaları olsun yakışıklı elbiseleri olsun her ay yeni ayakkabıları olsun ama rabbani olsunlar. Kula kulluk etmem Allah'tan başkasına secde etmem diplomaya tapınma hiçbir şekilde karşı cinse esir olmam ancak helal ederse Allah eş olurum diyen rabbaniye genç...

    17.17 yaşında bir yiğit Usame Bin Zeyd Hep örneğimiz olmalı.Peygamberimizin onu İslam ordularının başkumandanı yapması ve Arafat'ta akşam ezanı buradan gideceğiz diyen peygamberin 120000 kişiyi sırf Usame'yi göremeyince(abdestten geliyormuş)gelsin diye bekletmesi geldin mi yavrum diye buyurması Şimdi gidelim demesi efendimize oradakilerin burnu eğri çocuk için mi burada bekliyoruz demesi Evet bunun için bekliyoruz buyurması hep kulaklarınıza küpe olmalı..

    18 efendimizin şu sözleri unutmamalıyız;insanları parayla da doyuramazsınız tatlısöz ve Güler yüzünüz ve doyurun..

    ☆ hadisi şerif; Her doğan çocuk Fıtrat üzere doğar anne babası onu Yahudileştir hıristiyanlaştırır veya mecusileştir. Yani Hadis bize şunu söylüyor; çocuk 16 yaşına 20 yaşına geldi Hatta 30 yaşına geldi iyi bir ümmet olamadı ise ilk sorumluyu Efendimiz gösteriyor anne ve baba... Ayrıca bu sorumluluğumuzu başkalarına havale edip etmediğimizde incelemeliyiz..

    🔴En iyi çocuk🔴

    Bizler anne babalarımızın önüne onların kaderinin sonuçu olarak konduk. Herhangi birimiz Annesi veya babasının seçeneği değildir. bizim çocuklarımız da bizim seçeneğimiz seçeneklerimiz değillerdir. imtihanda olduğumuzu unutmamalıyız rabbim böyle münasip gördü.Başüstüne Rabbim deriz. 

    Sakatına seviniriz,Sağlamına endişeyle seviniriz. Endişemiz nedendir;acaba kazanabilecek miyim bu imtihanı? Çünkü sakat verdiyse imtihan edecek demektir. sağlam verdiyse gene imtihan edecek demektir. 

    ☆Asıl sıkıntımız söz sahibine gerçek sahibini unutup kendimizi yetkili makama koymamımızdadır.


    🔴Ha Çocuk Ha Cennet🔴

    1. Büyük düşün ve en büyük hedefin gayen; cennete yerleştirilmiş evlat olsun.

    2.Hanne gibi Allah'a adanmış evlat için çabala.

    3.Kadın hamile iken bilinçli olmalı.

    4 bir kızın gençlik çağından itibaren yatırımı başlamalıdır.

    5kendini Mücahit bil Hele ki üç kız evladın varsa ne mutlu.

     6 Sen cennete giriş biletini ya yırtarsın ya korusun.

    7.Elbette abdestsiz kıldığın namaz seni cennete sokmayacağı gibi berbat büyüttün bir çocuk da Cennet sebebin olmayacaktır.

     8.ha namaz Ha Çocuk, Ha Cihat ha çocuk, yani Cihat çocuk demektir.Kabe'nin etrafını tavafla İhya edecekler ve camileri ön safından arka safına kadar dolduracaklar; melekler değil insanlardır. Yani Cami yapmaktan evlâ değildir bir çocuk yetiştirmekten.

     10 çocuk belki Cennet Belki de cehennemimizdir. Ama Nuh Aleyhisselam oğlu yüzünden cehenneme girmedi.Lut Aleyhisselam karısı yüzünden cehenneme girmedi.

    Asiye Aleyhisselam kocası yüzünden cehenneme girmedi Çünkü üzerlerine düşeni yapan rahattır…

    ☆☆Dalgalar boğuyor dünyayı Sen neredesin? Nuh'un dalgaları internet dalgası oldu şimdi Medya dalgası oldu çevre dalgası oldu neredesin Anne? neredesin  sen ey Baba?

    ☆☆Allah'ın tesettür örtü hicap dediği şeyi erkeğin dikkatini çekecek hataya davetiye oluşturacak bir şey haline getirdin,bunu düşün! sen yatak odasında bile kullanılsa bir erkeği çıldırtacak kıyafeti tesettür diye bir genç kızın üstüne koydun!

    ☆☆çocuklarımız  cennettir.Her Çocuk bir cennet olmasaydı eğer Allah her doğurduğu yavrusuna karşılık olarak Annenin ayağına Cennet koymazdı. Neden Allah anaların ayaklarının dibine Cennet getiriyor? Doğurdun diyor? Eğer çocuk cennet demek olmasaydı Allah doğum yaparken acısından kıvranıp ölen bir kadına şehit saymazdı.



    🔴Ibadet donanımlı çocuk🔴

    1.Gayen Mümin yetiştirmek ama maksatın halin dünya olmasın.

     2 konuşurken Allah ve peygamberden konuşup iş yaparken paradan betondan Diplomadan konuşursan olmaz.

    3 melekler gördüğünü yazar ne yazdırdığı na dön bak.

    4 sahip değil emanetçisin unutma.

     5 vazifen ibadetten zevk alan çocuk yetiştirmek.. annelerin babaların öğretmenlerin muallimleri vazifesi Kur'an adamı yetiştirmektir.yorulunca hastalanınca bunalınca  stres başında duman olunca İki rekat namaz kılayım da atlatayım diyen insan yetiştirmek ve büyük Gaye asıl Hedef odur.

     İnşallah bunu yakalamanın anne baba Öğretmenler olarak vazifemiz olduğunu anlayacağız ve gayret edeceğiz.

    6. çocuğa öğrettiğin her ezber,secde imsak için sahura kalkması tuvalete götürüp tahareti öğretmen sadakadır, insan bilmeli ki 20 Sene 50 sene 100 sene sonrasının yatırımını yapan bir proje üzerindesin.

    7. ibadet olmalı öğretilmeli ama kuru kuru içi boş değil.

    8 vazifemiz kuran adam Olmaktır. Çocuklarımızı Kur'an donanımlı Kur'an ahlaklı insanlar olarak yetiştirmektir.

    9 hiçbir anne baba buluğ çağına kadar proje yapmamalıdır. bizim projemiz "Ya ben ya o kabre girinceye kadar" diye olmalıdır.

     10 öğreten ben olduğum için ölüp gitsem bile o namaz kıldığı sürece biiznillah melekler benim namazım devam ediyormuş gibi yazacak bilinci olmalıdır.

     11 Teknoloji sayesinde çocuğun öğretmene değil eğitilmeye lezzet alması için uğraşmaya ihtiyaçlardır.

    12 anne ve baba sen lezzet tohumu ekmeli.

    13 hamilelikte bilinçli ol.

     14.3 yaşına kadar anne çocuğa kendini verecek ve bir nevi Karantina altına alacak(melekler Allah dostları ile)

     3-5 yaş arası çevre biraz genişleyecek' hayır ve şer Gündem az az  verilecek,5-10 yaş arası öğretilme dönemi,10 yaş sonrası uygulama döneminde denetimi..

    15.Sen çevresi olmalısın.

    16 çevresini dezenfekte etmelisin.

     17.niye teyzemler halamla eniştemler geldiğinde haremlik selamlık otururuz diye sorduğunda Biz müminiz diyeceğiz bunu izah edeceğiz. niye biz Her gördüğümüz sucuğu almıyoruz dediğinde biz müminiz helal ve haram standardımız var niye bizde falanca kanal yok dediğinde Eee gözümüzün gördüklerinin hesabını vereceğiz. Biz müminiz mümin haram yemez harama bakmaz demeliyiz.


    🔴Işte Cennet🔴

    1.kız çocuğu Cennet garantisidir.

    2.kız çocuğu %100 cennettir.

    4 kız kardeşine bakan da cennettedir 5 bu sırları bizden önce öğrenen Şeytan da gayet iyi biliyor ki; bir kız çocuğunu batırır diploma ile lise lise gönderir,yabancı diyarlarda zillete rağmen okumaya devam ettirsem Müminler Bir Ana kaybetmiş olacak, ümmetin kaybettiği her ana Resulullah'ın gözünde bir damla yaş demektir bunun için şeytan tuzağına dikkat..


    ☆☆ Peygamberimizin kim üç kız çocuğuna bakar onların terbiyesini verirse ve onları vakti gelince evlendirirse ve onlarla iyi geçinmeye daha devam ederse onun cenneti vardır buyurmuştur. Burada üç noktaya vurgu yapılmaktadır;1.terbiyesi,2 evliliği,3 seni üzdüğü zaman bile edeceğin sabır.

    ☆☆Ahmed bin Hanbel'in kız çocuğu sevgisi.. oğlu diyor ki "babama bir kız evladı doğduğu haberini verdiğimde gözleri doldu Rabb'im sana şükürler olsun peygamberine de kız çocuğu Vermiştin Bana da kız çocuğu verdin diye secdeye kapanmıştı"



    🔴Kur'an aşısı🔴

    1.Kur'an'ı en çok konuşanlar onunla en az ilgisi bulunanlar olduğu zaman bunun adına münafıklık denir.

    2. Kur'an'ı sadece konuşmak da Müslümanlık değildir. Kur'an konuşmak için değil ruhlarımızı terbiye etmek için Ashabı ikram gibi Müslüman Olmak içindir.

    3.ne balı konuşmak ağzımızı tatlandırır ne de Kur'an'ı konuşmak imanımızı güçlendirir. Bal tatlıdır diye 100 defa Söylemek yerine kapağı açarak parmağı bandırıp diline sürenin bal tadı aldığı gibi bir kere Sabah namazına kalkmak bin kere Kur'an büyüktür demekten daha önemlidir. Kur'an büyük olduğunu söylememize muhtaç bir kitap değildir.

    4.Bir fitnenin içine düştük.

    Maşallah çocuklarımız Kuran hatmi ediyor ama kendinize sorun; çocuğun Kuran'ı hatim etmeden,Elif cüzü bilmeden önce kaç puanlık müslümandı ve Allah'a ne kadar yakındı? Kuran'ı hatim ettikten sonra ne değişti?

    5.çocuğu boğmamalıyız. çocuklarımıza  ekmeği bütün bütün olarak ağızlarına koyar gibi Hafız yapıp sonra bilgisayarların önüne salmamalıyız.

     6 Kuran'ımızı artık çocukluktan itibaren aşı yaptığımız gibi birbirlerimizi aşısını kontrol ettiğimiz sağlık kitabı haline getirmeliyiz.Rabbimin huzuruna çıktığımız da "Rabbim Biz ailece Aşılanmış tık Kur'an'dan ve bu kadar becerebildik" demeliyiz. Bu cevabımız kıyamet günü ama toplum çok kötüydü demekten çok daha iyidir.

    8 Kur'an aşısını verirken çocuğun anlayış seviyesine yaşına kapasitesine dikkat etmeliyiz.

    bir günde 1 fırın ekmek yedirmeye çalışıp çocuğumuzu boğmamalıyız.


    🔴Medine'de çocuk olmak🔴

    1.Efendimizin uygulamaları bir müthiş bir çocuk sevgisi vardı Onun yüreğinde.

    2. çocuklara bol bol dua ederdi.

    3 çocukları adam yerine koyardı.

     4 dağlar gibi sabırla çocuklara muamele etti.

    5 çocuklarla oyun  oynardı.

    6 önce anaları yetiştirdi sonra her ana kendi evladını yetiştirdi.

    ☆☆saksıda buğday yetişmez her kreş, Her okul saksıdır Seradır,ana ise bir vadidir.

     7.namazda nasıl örnek alıyorsak çocuk yetiştirmede de efendimizi örnek almalıyız.

     8 çocuklarımızı sevmeliyiz.Çünkü çocukları çok seven bir peygamberimiz vardı.

    9 bir anne bir baba evine ekmek taşıdığı kadar çocuklarının dosyasına da dua taşımalıdır.

    10 Çocuklarımızı nasıl görmek istiyorsak doğduğu günden itibaren çocuklara o beklentimizin gerektiği muameleyi etmeliyiz.

    11 Peygamberimizin aile hayatına yaptığı katkıları bilmeliyiz.

    12 rukü etmeyi öğreten Peygamber çocuk Öpmeyi de öğretiyor.

     13 Efendimiz hazır Pamuktan yastık yapmadı,kayaları öğüterek pamuk haline getirip yastık gibi kullandı. bugün evlerimizde Biz ne kadar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sabrını gösteriyoruz bir bakın?

    ☆Merhamet! Merhamet! Bu Merhameti gösteren anneye de Allah'tan rahmet

    14.ayetler gökten aşağıya azametle boşalıyorken Peygamber Aleyhisselam çocukları dizmiş yarış yapıyordu.Biz peygambere göre namaz kılar oruç tutar ona göre zekat veririz Hac yaparız kurban ona göre Keser teheccüte ona göre kalkarız Kur'an'ı ona göre okuruz ve onun büyüklüğü gibi de çocuk büyütürüz.

     15.gazabın şiddetin heybetin Allah'ın dini için olmalı.

    16 En sonunda da yine sabır! Nuh Aleyhisselam kadar sabredeceğiz! Bıkmak usanmak beddua etmek yok.


    🔴Musap gibi anne🔴

    1.biz anneliği sadece bebeğe en iyi sütü veren süt firması gibi görürsek neslimizi kaybederiz. En iyi sütü emziren çocuğuna bakışı ile bile susmasına vesile olacak derecede şefkat dolu anne gibi öğretmen asla bulunamaz,bilgi veren ciltler dolusu kitap Okutan bulabiliriz belki ama Allah'ın adını anınca tüyleri diken diken olacak yüreği veren kimse bulamayız.

    2 kafa karıştırmak için çocuğu sıraya oturtmak herkesin işi Allah derken ninni okur gibi mutluluk verecek Duygu ise ananın işidir.

     3 çocuğu en kirli zamanlarından bile ana olduğu için iğrenmeyen kadın çocuğuna 10000000 kere besmeleyi tekrar etse ve çocuğu öğrenmese 10 milyon bir kere yine tekrarlar ve Usanmaz Çünkü Analar Usanmaz Anadan başka herkes çocuktan Usanır.

     4 analarımız Allah dedirtmeyı bildikleri sürece İslam kıyamete dek payidardır.

    ☆Bu ümmetin ilk muallimleri Tıpkı Hira'dan geldiğinde korktuğunu söyleyen Efendimize ilk cesaret veren Anamız gibi Kur'an aşçıları annelerdir. Analara evlad emanettir ve her Anne musab olmak zorundadır yesripleşmiş yerleri Medine'ye dönüştürülmelidir.

     6.her sözün  zamanı kulağı vardır

    7 Allah'a secde edecek çocuk yetiştirmek üzere niyet halinde olmalıyız. Duamız "Rabbim musab ile yesribi yeşerttiğin gibi benim yavrumun imanına ve ibadetlerini de benim emeklerim İle yeşert"

    Böylece Ben hem doğurdum hem de onu seninle buluştrup durduğum için kıyamet gününde iki analık ile bilineyim diye Rabbine niyaz etmelidir.

    8.kan ve irin dolu bir göğüsten çıkıp bembeyaz sadece Çocuğun ağzına gidecek sütü Emziren anne 1001 haramla dolu şehrin içinde de Allah'a imanı çocuğunun kulağına koyabilir.

    9 annenin Hafız olması Arapça bilmesi şart değildir. Müslümanlığı namaz kılıyor oluşu yeterlidir.

     10 annelik Musap Olmaktır ve büyük bir şanstır anneler için.

    11 çocuğa nasıl ki 3 dakikada süt emziriyor ama yarım gün ağlamıyorsa 3 dakikalık bir eğitimin sonucu da bu orandan bile daha fazla meyve verebilir.

    12 musablaşma derdi taşıyan Analar asla umutsuzluğa yanaşmamalıdır. Şeytan'ın en sevdiği Müminler umudu kırık müminlerdir



    🔴Kız çocuğu rehberi

    1.Sabır tüm eziyetlerin karşılığının cennette muhakkak verileceğini unutma.

    2.bir Nimet büyüdüğü kadar sıkıntı doğurur.

     3 Allah kız çocuğuna direkt Cennet vaad ediyor,yetiştir Cennet Senin Olsun diyorsa peygamberlerin lisanında Kur'an'da da bu işaretler varsa bundan müslümanlığa anlar ki bir de yetiştiremez Sen Vay Halime o zaman dayandım işte.

     4 yetiştirilememiş kız çocuğu senin kaybettiğin bir cennet şansı demektir.

    5 Müslümanın evlat yetiştirirken Özellikle de kız çocuğu yetiştirirken en güçlü silahı sabırdır.

    6 ağzını açıp da beddua etmek için 910 sene beklemen lazım yoksa acele etmiş olursun.Tıpkı Nuh aleyhisselamın 950 sene sabrettiği gibi dönmeyeceksin bağırmayacaksın beddua etmeyeceksin. 

    ☆☆Erkek çocuğuna beddua etmek bedduadır da, kız çocuğuna beddua etmek Onun doğuracağına da beddua edip nesilden nesile zehir akıtmaktadır.

    8 cennetlik kız kuralları.

    A.Kız çocuğu sahibi olacağın da ilk tepkiyi melekler kaydedecek unutma sonrasında Kur'an kursuna gönderdik şu yaşta başını örtüp diye çok boğa çalarsın daha sen ilk günden Suratı asık bir ana baba değil miydin ki 

    B.kız çocuğu büyütmek ibadettir

    C. Ilk altına giren süt damlasından sonraki dönemlere kadar harama helale dikkat et

    D. Allah Kadın neslini erkeğe göre daha taklitçi yapmıştır O yüzden çocuğunun etkilendiği kişilere dikkat et çevrenin temizle

    E. Çocuklar arasındaki adaletsizlik zulümdür zulmün olduğu yerde Allah'ın rahmeti yoktur.

    F. Şu beş tehlikeye dikkat et bir çocuğun kontrolsüz boş vakti olmasın iki kötü örnekler göreceği çevresi Olmasın 3 çocuğun Şehitlerini takip altında olsun 4 çocuğun cahil almasına müsaade etme 5 ay olmadan annelikle ilgili Allah'ın ona verdiği fıtratı öğret

    G. Çocukların içe eğitiminde kız çocuğu için sorumluluk sıralamasında anne ilk Baba 2. Hoca ve eğitimci 3 sırada olmalı

    H. Kız çocuğuna tesettürden başörtüsü ve etekten önce Allah'ı tanıt 3 yaşından itibaren bu eğitimi başlat 5 yaşına kadar cennet cehennem Allah Konuş 67 yaşlarına çocuğun vazifelerinin bulunduğunu farklılığını Hissettir 7 yaşından itibaren de tesettür örneği olan verilebilecek kıyafetler çocuğa giydir

    I. Kız çocukları için fıkıh yani ilmihal bilgisi Kur'an bilgisinden önce gelmektedir öğret.


    Mümin genç kız🔴

    1.Kabe'nin İstanbul'da olmasını istemek nasıl çılgınlıksa erkek olsaydım kadın olsaydın demek de aynı hatta daha fena çılgınlıktır.

    2 Rabbimiz en güzel en gerekli ve en uygununu yapmıştır. kadın yarattıysa en uygunu o,erkek yarattıysa en uygunu o. Çocuk vermedi ise de en uygunu odur.zenginlik fakirlik de buna dahildir. her yaptığını güzel yaptı Allah'ımız.

     3 "İtiraz etmiyorum Ama şöyle olsa daha iyi olmaz mıydı"demez bir mümin. dili ile de demez içinden de demez. 

    4 kalbini şeytanın avucuna koymaz.

     5 hacdan dönene Ne mutlu sana diye gidiyorsan üç kızı olana da aynı mutlulukla tebrikle gitmeli Mümin kişi.

    Olan da aynı mutlulukla karşılamalı çocuğunu.

     6 Batı hilekardır ikiyüzlüdür kültürü bataklıktır.

    7 kız çocuğu üzerindeki yatırım bu ümmetin en büyük projesidir. En büyük umududur. Kızları yetiştiremeyenler koca koca camiler yaparak açık kalan boşlukları kapatacaklarını sanmak da kendilerini oyalamaktadılar.

    8 genç kız hayatın içinden gelmelidir özellikle kız çocuklarının 18 20 li yaşlarda Kur'an kursu bile olsa yurtlarda bırakmamalı eğitimlerini vermelidir.

    9 ilmihal hayatı kuşatan bir ilmin adı olmalıdır.

    10 kız çocuğu yetiştirmek ona Elbette Allah'a ilmihali öğretmektir. hayatı Öğretmek de kız çocuğuna yetiştirme mantığımızı içinde olmalıdır.

    11 internette bilgisayar başında helak olmuş nesil istemiyoruz ama hastaneye gittiğinde Kimlik bilgilerini dolduramayacak kadar yaşadığı Çağın Kültürü'nden anlamayan nesil de istemiyoruz.

    12 namazında tesettürün de dilinde etinde kusur olmadığı gibi kadınlığın da ve anneliğin dede leke olmayacak şekilde yetiştirilmelidir.

    13 genç Mümin kız ümmetin 100 sene sonrası demektir. 100 sene Kudüs'ün durumunu Afrika'daki Müslümanların vaziyetin merak edenler sıradan 3 müslüman Evin kapısını vursunlar owenin kızları ne durumda olduğuna baksınlar ümmetimiz 100 sene sonra da orada demektir.


    🔴Namaz eğitimi🔴

    1.peygamberimiz 7 yaşından itibaren çocuklarınıza namazı Emredin 10 yaşından itibaren de kılmazlar sa onlara hafifçe vurun demiştir.Ama bir günde kaç vakit namaz var 5 kameri aylar ile konuştuğuna göre Efendimiz bir yılda 354 gün var gün 5 defa ve 3 yıl Yani 5 x 354 x 3 eşittir 5310 Demek ki bir baba annenin çocuğuna namaz kılmıyor ye Tokat durabilmesi için 5310 defa namaz kıl yavrum demesi lazımdır. çocuğuna namazı 5310 defa hatırlatan Bir babanın sinirlenmeye hakkı vardır.

    Çocuklar Allah'ın emaneti namazda yine onun emridir.

    ☆☆Allah'ın emrini Allah'ın emanetine yaptıracağız bunun için çektiğimiz çile sıkıntı attığımız gözyaşı bir ibadettir.

     3. İki kazancımız olacak;kılması için mücadele ettik ama kaldıramadık,elde bir kazanç yine bizim nedir? Nuh aleyhisselam da çocuğuna namaz kıldıramadı. Lut Aleyhisselamın oğluna Kaldıramadı İbrahim Aleyhisselam da babasına Kıldıramadı.kaybetmediller ama... çünkü namazsizligin önünde pes etmediler.

     4. 29 Mayıs akşamı alnında Ne Güzel Adam yazan Sultan Mehmet Fatih ertesi gün 'sabah namazı gündüz uyanınca kılarız' deseydi onu Fetih bile kurtaramayacakdı kıyamet günü.

    5. Edirne'de top döktürüp öküzlere çektirip Kasımpaşa ya geçirirsin ama bundan daha ağır olan çocuğunu Sabah namazına alıştırma mücadelesidir.

    6. ihlasla davet etmeye devam etmelisin 

    7.Allah'ın emrini hatırlatıyorsun umutsuzluğu unut.

     8.ana baba ortak çalışmalı- alıştırmalıyız.

    9.Salih arkadaş açısından çevresiz kalmamalı.

    10.komşularla anlaşarak dönüşümlü çocukları camiye ısındırmalı.

    11.Eğer çocukları namaza alıştıracaksanız işe uyku ile başlamalısınız. namazın en sinsi düşmanı yataktır.

    12.Güneş endeksli bir yaşam tarzınız olmalı.En azından tavuklar kadar ciddi olmalıyız ve çocuğumuzu grip olmuş birinden uzak tuttuğumuz gibi namaz ciddiyeti olmayan aile çocuğundan da korumalıyız. namaz deyince cenneti hatırlamayanlar evimize misafir gelmeye bilirler hiçbir sakıncası yoktur..

    13.psikolojik açıdan sıkıntı varsa gerekiyorsa bu süreç 6 yıla kadar uzayabilir..

    🔴🔴Rabbimiz  bizi duamızdaki heyecanımız kadar görüyor, bizim ve çocuklarımızın kesiştiği yerdeki dua samimiyetimiz de ne kadar yardım gördüğümüzü ve göreceğimizi gösterecektir. Bir ömür süren, karanlık gecelerde ki,dua edilenle edenden başkasının bilmediği o Dualar var ya...🔴🔴
  • 160 syf.
    ·3 günde·10/10
    Recep Kayalı, genç bir öykücü, 27 yaşında, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu, babası matbaa işçisi. Bazı öykülerinde bu özelliklerin izlerini kolayca görüyoruz. Bugünkü yazımızın asıl konusu olan ve Bilge Kültür Sanat Yayıncılık etiketiyle arz-ı endam eden ‘Taşın Dediği’ Kayalı’nın ilk öykü kitabı. Kitabı çıkmadan önce de öyküleri önemli dergilerde yayınlanan, fanzin çıkaran, edebiyatla hemhal olan bir isimle karşı karşıyayız.
    ‘ Taşın Dediği’ndeki öyküler ‘ Kurt Dişinden Kurulan Hikayeler’ ve ‘ Solucan Koşusu’ başlıkları altında iki bölümde toplanmış. Neden ‘hikaye’ adlandırmasına gidildiğini anlatıcıdan, anlatım şeklinden kaynaklandığını tahmin etmişsinizdir. İlk bölümde dokuz, ikinci bölümde sekiz, toplamda 17 öykü yer alıyor kitapta. İki bölüme ayrılan öyküler, farklı tarzlarda kaleme alınmış. İlk bölümde, efsanelerden, mitlerden bolca yararlanılan, başta büyülü gerçekçilik olmak üzere modern kurgu tekniklerinin başarıyla kullanıldığı hikayeler dikkat çekerken, ikinci bölümde mizahi ögelerin ve ironinin daha ağır bastığı, kenti, modern yaşamı ele alan öyküler karşılıyor bizi. İlk bölümdeki hikayelerde mitlerin devrede oluşu günümüz bazı öykücülerinde olduğu gibi başlı başına fütüristik ,ayakları yere basmayan bir tarzda değil, günlük yaşamın başarıyla harmanlanmasıyla oluşturulduğunu ekleyelim bu arada. Bu tutum; günümüz öykü kitaplarında görülen aynı üslup ve tarzdaki tek tip öykü atmosferinden farklı olmasıyla farklılık yaratıyor, ki bu gerçekten takdire şayan bir yol. Rahatlıkla iki kitaba ayrılabilecek öykülerin, tek kitapta okuyucuya sunulması okuyucu için adeta tek taşta iki kuş vurmaya benzer şekilde ayrı bir renklilik, kazanç oluyor.
    Recep Kayalı konu bulmakta da sıkıntı çekmeyen, en basit ya da bilinen konuların dahi başarılı bir kurgu ve tasvir birlikteliğiyle öyküye çevrilebileceğini ispatlayan bir yazar olduğunu ortaya koyuyor ‘Taşın Dediği’ ile. Başlıktan başlayarak daha ilk cümlesiyle okuyucuyu merakta bırakan, sarıp sarmalayan; etkili tasvir, söz sanatları ve kurgu teknikleriyle tesirini an be an okuyucuya hissettiren öykülerde hüzün, düş kırıklıkları, baba, şifacılar, aşk gibi geniş bir konu yelpazesi bekliyor okuyucuyu.
    ‘Kurt Dişinden Kurulan Hikayeler’ başlığı altında toplanan hikayelerin ilki olan ‘ Ulu-ma’da, doğunun ücra kasabalarından birine atanan bir öğretmenin yaşadıkları ve duyguları konu ediliyor. Uğraşılacak pek bir şey sunmayan, karla yolları kapanınca dış çevreyle irtibatı kesilen, asık suratlı ve soğuk insanlardan müteşekkil kasaba ve kasabada geçen günler; ‘ Zaman söylentisi ile bütün köylüyü korkutmaya yetecek bir kurt sürüsü ağırlığında yürüyor içimde.’ (…)‘ Kar ölülerinin üst üste yığılarak bizleri bu küçücük kasabaya hapsetmeye yakın sert ve asık suratlar müzesi içine kurulmuş bir kasaba. İnsanlar kar gibi sessiz. Öfkeleri hep canlı ama. Böcekler gibi kımıl kımıl bir nefret var hepsinin gözlerinde. İmkan olsa her birinin gözbebekleri, hamam böcekleri gibi mutfağınızdan, banyonuzdan, salonunuzun köşelerinden çıkıp üzerinize yürür.’ gibi etkileyici tasvirlerle anlatılır.
    Hemen hemen tüm öykülerde yerini alan bu tasvirlerden neden bolca alıntı yaptığıma gelince. Önemli bir öykü dergisinin Temmuz-Ağustos 2019 tarihli son sayısında ‘ Taşın Dediği’ ile ilgili kısa tanıtım yazısı yayınlandı. Buradan bir cümle aktarmak istiyorum müsaadenizle; ‘Akışın yavaş olduğu öykülerdeki uzun betimlemeler okuyucunun heyecanını azaltarak öykü başlıklarındaki yalınlığın iddiasını gölgeliyor.’ Tam tersine heyecanın kesilmediği, merakımızı diri tutan öykülerde vücut bulan betimlemelerdeki şiirsel dil ve manifestovari nitelemeler okuyucuyu adeta can evinden vuruyor, öyküyle daha bir bütünleşilmesini sağlıyor. Kitabı alıp okuyanlar bu durumu bizatihi yaşayacaklardır.
    Hikayelerde toplumsal mesajlar da ihmal edilmiyor. Örneğin, yine ilk hikaye olan ‘Ulu-ma’da, yaşadığı kasabanın kurtuluş günü ile alakalı bir program görevi verilen öğretmenin ‘en büyük başarımız işgalden kurtulmuş olmak’ gibi iç konuşmalarla düşüncelerini dile getiriyor.
    İlk bölümün İkinci hikayesi ‘Çift Badeli Aşık’; halk aşıklarını ve Anadolu insanının kültüre ve kültür adamlarına ne derece büyük önem verdiğini şiirlerle destekleyerek anlatan bir hikaye. Babası ve dedesi de tanınmış bir aşık olan kahramanın, önce gözden düşmesi, sonra tekrar ummadığı bir iltifata mazhar olması, her şey yolunda giderken finaldeki şaşırtıcı olayla ummadığı bir yara alması anlatılır.
    Kitaba da ismini veren ‘ Taşın Dediği’ adlı hikaye diğer pek çok hikaye gibi tesirli bir giriş cümlesiyle başlıyor; ‘ Tüm gece inledi babam. Taşa dönüyordu çünkü.’ Hikayede gerçekten de taşa dönüşen bir baba anlatılmaktadır. Taşa dönüşme mitinden yararlanılan ‘Taşın Dediği’nde, asker olan babanın annesine duyduğu aşkı, ‘ vatanı koruması gereken adam kendini aşktan koruyamıyor tabii’ gibi tesirli tasvirlerle anlattığı detaylarla zenginlik kazanıyor. Başlığın çağrışımlarına kafa yorduğumuz zaman başlık seçiminin de isabetli oluşuna şahitlik ederiz, şöyle ki; taş serttir, dış etkenlerden pek etkilenmez, bir haliyle de umursamaz, soğukkanlıdır. Bu vasıflarıyla dik, keskin bir hüviyet kazanır. Hikayede anlatılan baba da böyle bir babadır.
    ‘Karım başkasına aşık oldu’ cümlesiyle başlayan ‘ Fesleğenler ve Karantina’ tüm çağların ebedi konusu sadakat, aile, sevgi gibi konuları psikoloji bilimi desteğinde ele alıyor.
    Recep Kayalı’nın bir başka özelliği hikayelerinde boşluk bırakmaması. Bazı öykücülerin yaptığı gibi finali muallakta bırakmıyor, vakaların gelişimini aşama aşama öykülerin sonuna ekliyor.
    İkinci bölümdeki öyküler, bölümün başlığı gibi aheste bir şekilde ilerleyen, sohbet havasında, olaydan çok duygu ve düşüncelerin ön planda olduğu metinler. Evladını kaybeden babalar, hemcinslerine ilgi duyan erkekler, işsiz bir gencin iş bulup çalışma çatışmaları, spor gibi hayata dair konular bu öykülerde toplanıyor, yazarın hayatıyla bağlantılar, mizah da önemli bir yer tutuyor. Yine kitaptan, ‘Gül Masalı’ adlı öyküden bir örnek verelim; ‘ Başım ağrıdı yemin ediyorum. (…) Böğüren adamlar duyuyorum. Böğürmek. Yüksek sesle kahkaha atan, kendi aralarında küfürleşerek konuşan iri kıyım abiler yapıyor bunu. Mevki bildiriyorum. Evimin arkasındaki oto yıkamacıdan geliyor sesler. Normalde pencereye çıkıp ‘ N’oluyor lan orada! İnsan uyuyor burada kardeşim ayıptır. Getirtmeyin beni oraya!’ falan derdim ama şimdi adamlar iri yarı. Hani pencereyi açıp bunları söylesem karşılığında adamlar bana ‘Gel ulan,’ dese ne yapacağımı bilmiyorum. Aslında merdaneyi kapsam aşağıya insem girerim aralarına. Sırtımı da duvara rastlarım. Allah ne verdiyse saldırırım. Nasıl ama? Güzel plan değil mi? Tamam plan güzel de beni duvardan çekerlerse kötü. Dört beş tane hayvan gibi adam. Bir de merdaneyi kaptırırsak kolu bacağı verirler elime. O yüzden şimdilik en fazla içimden küfredebiliyorum. Yanlış anlamayın. Korkmuyorum. Konu korkmak falan değil de hani tatsızlık çıkmasın. Ayrıca da bir daha baktım da gayet sevimli adamlara benziyor.’
    Mizahın yer almasına örnek babından verdiğimiz parçada dikkat çeken bir unsur da öykülerde ses motifine özel önem verildiği. Anlatıcı, bazı hikayelerde sesten, gürültüden ziyadesiyle etkilenir ve bu durumu ince ince eleştirir.
    ‘Taşın Dediği’, her okumada farklı keşiflere yelken açan, farklı tarzları bünyesinde barındıran, Recep Seyhan’ın, ‘ küçük adamların büyük hikayelerini anlatıyor’ ve Mehmet Fırat Pürselim’in ‘ Gabriel Garcia Marguez günümüzde Ümraniye’de yaşayan genç bir yazar olsaydı muhtemelen Taşın Dediği’ni yazardı’ dediği nitelikli bir ilk kitap olmuş. Recep Kayalı’nın yeni öykülerini heyecanla beklemek kalıyor bizlere…
  • Yıl başı, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, doğum günü, evlilik yıldönümü ve daha niceleri.
    Dinimizde bunların hiç biri yoktur. Hiristiyan kutlamaları bunlar. Peki ya nasıl bize ait olmayan onca günü kutlar olduk? Ramazan bayramı ve kurban bayramını müslüman olmayan kutluyormu sizce? Tabiki hayır.
    Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
  • “Yaptığımız her şeyin yalnızlık korkusundan yapıldığı doğru mu?

    Hayatımızın sonunda pişmanlık duyacağımız her şeyden vazgeçmemiz bu yüzden mi? Düşündüklerimizi bu kadar nadiren söylememizin nedeni bu mu? Yoksa niye bütün o şiddetli geçimsizlik çekilen evlilikler, yalancı arkadaşlıklara, can sıkıcı doğum günü yemeklerine tutunup kalıyoruz ki? Bütün bunlardan vazgeçseydik, sinsice gelişen şantaja bir son verseydik ve kendimize tutunsaydık, ne olurdu?

    Bastırılmış arzularımızın, onların tutsaklaştırılmasına duyduğumuz öfkenin bir fıskiyesi gibi fışkırmasına izin verseydik? Çünkü korkulan yalnızlığın temelinde ne vardır aslında? Söylenmeyen sitemlerin sessizliği mi? Evlilik yalanlarının ve dostane yarı-gerçeklerin mayın tarlasından soluğunu tutarak görünmeden geçmek için duyulan zorunluluğun olması mı?

    Yemek yerken karşımızda kimsenin oturmaması özgürlüğü mü? Yaylım ateşi gibi süren buluşmalar kesildiğinde önümüzde açılan zamanın bolluğu mu? Bunlar harika şeyler değil mi? Cennetsi bir durum? Öyleyse neden korkuyoruz bunlardan? Nesnesini düşünmediğimiz için var olan bir korku mu duyuyoruz sonunda? Düşüncesiz ana-babalar, öğretmenler ve papazlar tarafından kafamıza sokulmuş bir korku?

    Özgürlüğümüzün ne kadar büyüdüğünü görselerdi, başkalarının bize imrenmeyeceklerinden nasıl bu kadar emin olabiliyoruz?”
  • Özel addedilen her günde birbirine pahalı hediyeler alma şartı vardı artık. Yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Sevgililer Günü, Anneler günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü... O gün biz annelerimize hediye almazsak 'annemizi önemsemiyormuşuz' gibi hissettirildik ve hemen o güne biz de dahil olduk...
  • https://youtu.be/AERQmZQ4vMA

    Bu anda bana gelirsen,
    dakikaların saat olur,
    saatlerin gün,
    ve günlerin bir ömür olur.

    Fillerin Prensesine…

    Tam bir yıl önce kayboldum.
    O gün bir mektup aldım.
    Beni fillerle yaşamımın başladığı yere
    geri çağırıyordu.
    Lütfen aramızda bir yıldır süren
    sessizlik için beni bağışla.
    Bu mektup sessizliği kırdı.
    Sana yazacağım 365 mektubun ilki.
    herbir sessizlik günü için bir tane.
    Asla bu mektuplardaki kendimden
    fazlası olmayacağım.
    Bunlar benim kuş yolu haritalarım.
    ve bunlar doğru olacağını
    bildiklerimin hepsi.
    Herşeyi hatırlayacaksın.
    Herşey öncesi gibi olacak.
    Zamanın başlangıçında,
    gökyüzü uçan fillerle doluydu.
    Her gece gökyüzünde aynı yere yatıyorlardı.
    Ve bir gözleri açık hayal kuruyorlardı.
    Eğer gece yukarıdaki
    yıldızlara bakarsanız…
    bir gözleri açık uyuyan fillerin
    ışıldayan gözlerini görürsünüz.
    En iyisi bizi izlemeye devam edin.
    Evim yandığından beri
    ayı daha net görüyorum.
    İçime düşen tüm cennetlere bakıyorum.
    Ellerimle tuttuğum cennetler gördüm,
    fakat bıraktım.
    Tutamadığım sözler gördüm.
    Azaltamadığım acılar…
    İyileştiremediğim yaralar…
    Dökemediğim gözyaşları…
    Kederlenemediğim ölümler gördüm.
    Karşılık veremediğim dualar…
    Açmadığım kapılar…
    Kapatmadığım kapılar…
    ve yaşamadığım hayaller…
    Kabul edemediğim,
    bana sunulanların hepsini gördüm.
    Arzu ettiğim,
    fakat asla almadığım mektuplar gördüm.
    Olabileceklerin tümünü gördüm,
    fakat asla olmayacak…
    Hortumunu yukarı kaldırmış bir fil
    yıldızlara bir mektuptur.
    Balinanın suda sıçraması
    denizin dibinden bir mektuptur.
    Bu imgeler hayallerime bir mektuptur.
    Bu mektuplar sana olan mektuplarımdır.
    Kalbim pencereleri yıllardır açılmamış
    eski bir ev gibidir.
    Fakat şimdi pencerelerin
    açıldığını duyuyorum.
    Turnaların Himalayaların
    eriyen karlarının üstünde…
    yüzdüğünü hatırlıyorum.
    Deniz ayısının kuyruğunda uyumak…
    Sakallı fokların şarkısı…
    Zebranın havlaması…
    Kumun çıtırdamaları…
    Karakulakların kulakları…
    Fillerin egemenliği…
    Balinaların suda sıçraması…
    ve boğa antilopunun silueti…
    meerkat’in ayak parmağının
    kıvrımını hatırlıyorum.
    Gange nehrinde yüzmek…
    Nil’de gemi yolculuğu…
    Hatshepsut kolidorlarında dolaşmayı ve
    birçok kadının yüzünü hatırlıyorum.
    Sonsuz denizler ve binlerce mil nehirler…
    Babalar ile çocuklar hatırlıyorum…
    ve tadı…hatırlıyorum…
    ve şeftalinin kabuğunu soymayı…
    Herşeyi hatırlıyorum.
    Fakat geride bırakılanları
    hiç hatırlamıyorum.
    rüyalarını hatırla…
    hatırla…
    Savanna fillerini daha uzun izledikçe,
    daha fazla dinledikçe,
    daha fazla açtıkça,…
    bana kim olduğumu hatırlatıyorlar.
    Koruyucu filler, doğa orkestrasının
    tüm müzisyenleri ile birlikte…
    çalışma isteğimi duyabilir mi?
    Filin gözlerinden görmek istiyorum.
    Adımları olmayan dansa katılmak istiyorum.
    Dansın kendisi olmak istiyorum.
    Eğer daha yakına gelir veya
    daha uzağa gidersen söyleyemem.
    Yüzüne baktığımda bulduğum
    huzuru özlüyorum.
    Eğer şimdi yüzün bana dönerse,
    kaybolduğunu sandığım yüzü
    tekrar bulmam belki daha kolay olur.
    kendimin.
    Tüy ateşe
    ateş kana
    kan kemiğe
    kemik iliğe
    ilik küllere
    küller kara
    Balinalar şarkı söylemiyor,
    çünkü bir cevapları var.
    Şarkı söylüyorlar,
    çünkü bir şarkıları var.
    Ne önemlidir,
    sayfada yazılı olan değil,
    Önemli olan,
    gönülde ne yazılı olduğudur.
    Haydi mektupları yak
    ve küllerini kara ser.
    Nehrin kenarında,
    bahar geldiğinde ve kar eridiğinde
    ve nehir yükseldiğinde kıyısına geri dön.
    ve kapalı gözlerinle
    mektuplarımı tekrar oku.
    Bırak kelimeler ve imgeler vücudunu
    dalgalar gibi yıkasın.
    Ellerinle kulaklarını kapa
    ve mektupları tekrar oku.
    Cennet müziklerini dinle.
    sayfa, sonraki sayfa, sonraki sayfa…
    Kuşun yolundan uç.
    Uç…
    Uç…
    Uç…
    Uç Bakalım!.

    🎬 Küller ve Kar