Sabah bir köşede ölü bir kadının bedeni bulunduğunda, belki aylar sonra ortaya çıkan zavallı imdadım duyulurdu artık fayda etmeksizin. Belki cesetler de biz nankörleri izliyordu uzaklarda bir yerlerden... Kim bilir kaçının yakarışını duymamıştık kendi gürültümüzden? Kim bilir kaçını unutmuştuk ardından geçen üç günde? Ve ben...
Demek her şey böyle başlıyordu.
Demek hayat hiçbir zaman masallardaki gibi kusursuz süregelmiyordu. Bu dünyada zalimler vardı ve onların kalbinin kurumuş toprakları bütün kötülüklerin tohumlarına yuvaydı. Güçlüydüler. Bu dünya uçsuz bucaksız bir meydandı ve iyiler kötüleri hiçbir zaman yenemeyecekti. Çünkü kötüler bilirdi ki bir insanı yerle bir etmenin ilk yolu onu aydınlık bir umuda hapsetmekti.