Kendileri gitti, suretleri kaldı. Ne o gemiler var artık, ne o kaptanlarla kamarotlar, ne de o yolcular. Ama dikkatle dinlerse niz, gecenin koyu ve Boğaz'ın boş olduğu saatlerde, zaman tünelinde yankılanan çark seslerini duyabilirsiniz
İlk gecekondulaşma örnekleri İkinci Balkan Harbi sıralarında, yani 1912 yılından itibaren görülmeye başlar. Balkanlardan gelen yoğun göçle Istanbul tarifsiz bir karmaşa ve sefaletle karşılaşır. Bir anda bir milyonu aşan nüfus ile selatin camileri başta olmak üzere okullar ve birçok kamu binası göçmenlerin barınakları haline gelir. Medrese ve cami avluları, çarşaf ve branda niteliğindeki örtülerle ve ahşap düzeneklerle gayri nizami döküntü şekilde kulübemsi barınaklada dolar. Birçok yalının ve konağın selamlıkları dahi göçmenlerin barınmalarına terk edilecektir.
Istanbul, Galata, Eyüp ve Üsküdar adlı 4 kadılık ve esnaf için Lonca (Esnaf Odası) örgütü kuruldu. Okmeydanı'nda okçular ve Zeyrek'te pehlivanlar için kurulan tekkeler (kulüp olarak), Asya'dan gelen dervişan ve pirifaniler için Şehzadebaşı'nda açı lan Kalenderhane ve diğer tekkeler Istanbul'un ilk sosyal tesisleri oldu. Saraçhane inşa edilerek ilk semt ve sanayi sitesi kurulmuştur.
Çevirinin sadeliğine ve dipnotlardaki detaylara 17. yüzyıl İstanbul'unun ve saray çevresinin yaşadığı kaosun elçi raporlarındaki detaylarına bayıldım. İlgilisi mutlaka okumalı