717

717
Güneşin doğduğunu arz ederim.
Körler yelken yapabilir. Diğer duyularını kullanarak becerirler bunu. Kör olmayanlar, ama rüzgâr göremeyen bizler, duyularımızı kullanmayı öğrenerek daha iyi yelken yapabiliriz. Yelken sporunun anahtarı budur.
Sayfa 34 - Kropi·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben, rüzgârın yönünü ve şiddetini, ensemde hissettiğim rüzgârla anlamaya çalışırım. Genellikle önemli bir yarış öncesinde saçlarımı uzatırım. Sonra yarış günü kısacık kestiririm. Bu ensemin hassasiyetini daha da artırır.
Sayfa 33 - Kropi·Kitabı okudu
18. ve 19. yüzyıllarda yelkenli tekneler, bugünün yüksek teknoloji ürünü F-16 jetlerine denk düşen mekanik harikalarıydı.
Sayfa 16 - Kropi·Kitabı okudu
Beni tanıyanlar suda batsam bile hayatta batmamayı becerdiğimi bilirler.
Sayfa 11 - Kropi·Kitabı okudu
1946’da, dokuz yaşındayken babam bana, San Diego Körfezi’nde terk edilmiş halde bulduğu 3 metrelik yelkenli bir sandal vermişti. O kadar berbat bir haldeydi ki, yalnızca bir çocuk onu sevebilirdi. Ben de sevdim. Eskiden başka çocuklar en sevdikleri basketbol eldivenleriyle uyurken ben yamalı ve kirli yelkenlerle uyurdum. Yelkenli sandalı kullanmama, liman içinde dolaşmama birkaç beden büyük bir canyeleğini giymem koşuluyla izin vardı. Bu doğruydu çünkü yüzme bilmiyordum, hâlâ da bilmem.
Sayfa 10 - Kropi·Kitabı okudu