717

717
Güneşin doğduğunu arz ederim.
Sinaloa
1279 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2025 2. kitabı
Joshua Slocum uzun yıllar yelkenli gemilerde çalışmış, kaptanlığa kadar yükselmiş birisi. Daha sonraları arkadaşı Kaptan Eben Pierce, ona tarlanın ortasında duran 100 yıllık bir yelkenli tekneyi göstermesinin ardından Slocum bu yelkenliyi uygun bir fiyata alarak baştan aşağı yenileyip eklemeler yaparak Spray’i baştan yaratır. Spray’’in yeni halini gören her deneyimli kaptan, bu teknenin batacağını dayanamayacağını söyler. Ancak Slocum yaptığı işten emindir. Ağaçların tür ve yapılarına göre en iyilerini seçmiştir. Baltasından, ustalığından, mühendisliğine kadar kendisinden emindir. Spray’in uzunluğu 11.19 mt, genişliği 4.31 metre, su çekimi 1.27 mt, ağırlığı net 9 tondu. Sloop arma Spray ile 24 Nisan 1895 yılında yola çıkar. Atlantik okyanusunu geçip doğuya doğru yola çıkar ancak yolda korsan saldırılarından dolayı güvenlik endişesi ile tekrar Atlantik denizini geçerek Amerika kıtasına yönelir, Horn Burnu’nu geçerek batıya devam eder. 27 Haziran 1898 sabahı dünya etrafında üç yıl, iki ay, iki gün ve yaklaşık 46.000 milden sonra tekrar demirini ayrıldığı yere bırakır. Slocum yelkenli bir tekne ile dünyayı dolaşan ilk kişidir. Slocum yine yelkenli ile 1960’larda Dünya turu yapan ilk Türk Sadun Boro’nun da esinlendiği ve kitabını tekrar tekrar okuduğu kişidir. Dünya turunu tamamlayan Slocum yüzme bilmiyordu. Karaya çıkacağı küçük dingi botu ile alabora olunca sandala tutanarak zor kurtulmuştu. Kitabın çevirmenin de yine Sloop tipi bir yelkenli teknesi vardı. Bu yüzden çevirisi de özel bir kitaptır. Kitabın yeni baskısı yok. Bulursanız okumanızı yürekten tavsiye ederim.
İlk Defa Tek Başına Yelkenle Dünya TuruJoshua Slocum · Naviga - Deniz Kitapları Dizisi · 20119 okunma
Reklam
Bir Tös Vardı
Puan vermedi·128 syf.··
2022 1. kitabı
1961 Anayasası'nda ilk kez kamu personeline sendika kurma hakkı tanındı. Bu yasa yürürlüğe girer girmez kurulan ilk sendika Türkiye Öğretmenler Sendikası kısaltmasıyla TÖS'tü. “1965-71 yılları arasında bir TÖS vardı. Okulların “Uyu uyu yat uyu!” diye derse başlamasına karşı çıkıyor, “Uyan Alim, uyan gülüm!” denilmesini istiyordu.” Yalnızca öğrencilere değil cehaletin karanlığında köylülere, işçilere, halka bir fener oldu TÖS'lü öğretmenler. Bu yüzden toprak ağaları, şeyhler, hocalar kim varsa saldırdı öğretmenlere. “12 Mart öncesi dönemde çok öğretmen dövüldü, öldürüldü. Başına yular takılıp yerde sürüklenen, cinsel organı kesilen öğretmen var. Yarın tarih bu utanç verici saldırıları bir köşesine yazacak.” Kitapta Fakir Baykurt'un Genel Başkanlığını yaptığı Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın kuruluşuyla, büyümesiyle ve kapatılışıyla dev mücadelesine tanıklık ediyoruz. İddianameler, savunmalar, protestolar, boykotlar, askeri ve sivil cezaevleri. Fakir Baykurt'un sürgün günleri, 1969 Büyük Öğretmen Boykut'u, Erdal İnönü Rektörlüğünde ODTÜ günleri ve Deniz Gezmiş ile tanışmaları öne çıkıyor. Hacmi korkutmasın Fakir Baykurt'un anlatımıyla akıp gidiyor, okumuyor adeta olaylara şahitlik ediyorsunuz.
Bir Tös VardıFakir Baykurt · Papirüs Yayın Dağıtım · 199767 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2021 11. kitabı
Nobel almışları, dillerden düşmeyenleri, övgü üstüne övgü dizilenleri, çok satanları, yükselişte olanları okuyup bir de Yaşar Kemal okuyunca kitaplarını pamuklara sarıp saklamak isteğiyle doluyorum. 1K ya da Goodreads, Yaşar Kemal'e puan verme, inceleme, değerlendirme kısımlarını kaldırabilirse büyük iş yapmış olur. Yaşar Kemal dogmadır, öyle de olmalıdır. Kitap, 1960 - 1993 yılları arasında olan yazılarından seçme yazılarını içermektedir. Yazıların neredeyse tamamı günümüz toplumsal ve siyasal düzen içinde birebir geçerlidir. Okurken bugünden bahsediyormuş hissiyatına kapılıyorsunuz bu da Türkiye'nin geçen 61 yılda yerinde saymaya devam ettiğinin göstergesi. Kitapta ayrıca Zülfü Livaneli ile birlikte, Cengiz Aytmatov'un davetlisi olarak Isık Göl kıyısında dünya edebiyatının önde gelen isimleriyle (Tofler, Otera) yaptıkları sohbetleri, kendi Onursal Doktora töreni konuşmaları da mevcut.
Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler ÜstüneYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20183,737 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 10. kitabı
“Şunu ben yazsam ağzımın ortasına iki tane çakarsınız...” yazmıştı başka bir kitap için başka birisi. Genellikle kitaplar düşüncelerimde, fikirlerimde, zihnimde minimal dûzeyde de olsa bir değişikliğe çok zor neden olduğu için ve herkesin her kitabı övme gibi “fetişleri” olduğu için kitap seçimi konusunda en garanti yolu Nobel Edebiyat Ödülü serisine başlayıp geriye doğru gitmek olduğunu düşünmüştüm. Ee Nobel diyoruz boru mu, önüne gelene koskoca Nobel'i verecek değillerdir, demiştim, yanılmışım. Çeviriden kaynaklanabilecek etkiyi de hesaba katarak söylûyorum bunu. Peter Handke, otobiyografisini yazsa on kez Nobel olabilir ancak bu kitaplar ile Niğde Belediyesi Edebiyat Ödülünü almaması lazımdı. Handke'nin "insan deneyiminin özgünlüğünü ve sınırlarını dilbilimsel ustalıkla araştıran etkili yapıtları" nedeniyle ödüle layık görülmüş. Hasan Ali Toptaş'ın dilini gördükten sonra Handke... komik. Olga Tokarczuk'un bu algıyı tersine çevirmesi en büyük temennim.
Kalecinin Penaltı Anındaki EndişesiPeter Handke · Ayrıntı Yayınları · 2016605 okunma
6/10
·112 syf.··
2021 9. kitabı
Peter Handke'nin dil işkencesi olarak adlandırdığı oyun metni. Oyunda Kaspar adlı karaktere bir dil işkencesi yapılmaktadır. Henüz dile gelmemiş bir karakterin yani Kaspar'ın dile getirilmesi sürecini konu alır. Dil bilmezlikten, bilgeliğe giden bir süreçtir. Aynı zamanda Handke'nin çok trajik ve dramatik bir hayat hikayesi var. Oyun içinde kendi yaşamından da izlere rastlıyoruz. Ve editörler ne işe yarıyor bilmiyorum bu kitaplar basıma girmeden önce kimse bakmıyor sanırım yazım kurallarına. Sürekli birleşik yazılmış “şey”ler ve iki noktadan sonra bazen büyük bazen küçük harfle başlayan düzensizlikler hayli rahatsız ediciydi.
KasparPeter Handke · De ki Yayınları · 200766 okunma
Reklam