Aynı olay, yaşamımızın hangi aşamasında başımıza geldiğine bağlı olarak, üzerimizde farklı etkiler gösterir. İnsanın, annesini altı aylıkken yitirmesi, boşluğa düşmesi, yerini hiçbir ikamenin dolduramayacağı bir duyusal hiçliğe gömülmesi demektir. Yaşamsal bir tehlikedir bu. Anneyi altı yaşındayken yitirmekse artık annesiz
birine dönüşmek, bir anlamda “daha az çocuk" olmak demektir. Bu da ruhsal-duygusal bir tehlike, bir kimlik sorunu yaratır. Anneyi
altmış yaşında yitirmekse er ya da geç, bir gün bu sınavla yüz yüze gelineceğinin fark edilmesi anlamına gelir. Buradaki tehlike metafiziksel niteliktedir. Bu travmaların hepsi, ruhsal gelişimin farklı duraklarında ortaya çıktığından birbirinden farklıdır.