Bir inek düşün; ne dünün anlamı var onun için ne de yarının. Sabahtan akşama kadar yiyor, içiyor, sindiriyor, dinleniyor, ertesi gün yine aynı şeyleri yapıyor. O ana bağlı olarak yaşıyor. Ne hüzün var, ne merak, ne kaygı, ne de can sıkıntısı. Sorsan ineğe, desen ki, ‘ Niye bana mutluluğundan söz etmiyorsun da öylece bakıp duruyorsun?’ sana der ki: ‘ Ne söyleyeceğimi hep unutuyorum’. Sonra bu cevabı da unutur ve sessizliğe gömülür.