Bir aralık bütün gerçeği sana söylemek, Nigâr'ı nasıl sevmeye başladığımı, o sevginin beni nasıl kavradığını, sevmediğini nasıl anladığımı, Nigâr'ı sana bırakmak için ne acılar çektiğimi, şimdi sizi görmek benim için ne dayanılmaz bir ıstırap olduğunu anlatmak istedim, o zaman sen anlar, beni bırakırdın, ne gerekti? Sizden kaçmak, gidip kaybolmuş bir köşede babamın yaptığı gibi bilinmez, unutulmuş, hayattan çekilmiş yaşamak daha iyi değil miydi?
Kalbim, senin ellerini tutup: "Hüsam! Ne yapıyorsun? Benden kaçınız. Ben senin karını istemiştim. Ben şimdi onun yasını tutuyorum, onu unutmak istiyorum, beni bırakınız, benden kaçınız," demek istiyordu.