Sanskritçe spiritüel zorunluk ya da teslimiyet anlamına gelen bir sözcük olan kriya’sız da yapamayız. (Kriyaları hep spiritüel nöbetler olarak algılarım. Ruhun değişimlerden geçerken attığı çığlıklar…)
Bir benlik tanımlama sürecinde kazanım olduğu kadar kayıp da söz konusudur. Sınırlarımızı keşfederiz ve bu sınırlar tanım gereği bizi diğer kişilerden ayırır. Algılarımız netleştikçe kavramsal yanılgılarımız da kaybolur. Netliğe ulaşırız ve netlik değişim yaratır.