Sözler, sözler, çok fazla söz söyleme. Sessiz ol ve dinle: Deliliğini tanıdın mı ve onu kabul ediyor musun? Bütün temellerinin deliliğin çamuruna gömüldüğünü fark ettin mi? Deliliğini tanıyıp onu dostça ve hoş karşılamak istemiyor musun? Her şeyi kabul etmek istedin. Öyleyse deliliği de kabul et. Deliliğinin ışığı parlasın ve birdenbire anlayacaksın. Deliliği küçümsemek ve ondan korkmak değil, ona yaşam vermek gerek.
Unutma, kendini bilebilirsin ve bu bilgi de yeterlidir. Oysa başkalarını ve diğer her şeyi bilemezsin. Kendin dışındakini bilmeye karşı dikkatli ol, yoksa bu varsayılan bilgi kendilerini bilenlerin yaşamlarını boğar. Bilen kendini bilebilir. Bu da onun sınırıdır.
Anlamlı her şey benden düşene dek, artık düşünebileceğim gibi olmayana dek, ne olduğumu bilmeden yalnızca olduğumu bilene dek özüme kadar kesip atıyorum.
Ötemde olanı biliyormuşum gibi yaptığım şey acı çekerek kestim. Benim ötemde olana dair getirdiğim döngüsel, zekice yorumları kestim attım kendimden. Bıçağım daha da derinlere işliyor ve kendime dahil atfettiğim anlamlari da ayırıyor benden.