14 Şubat – 10:32
Köyün içi sessizdi ama o sessizlik, “barış” değil, “çekilmiş bir tetiğin” sessizliğiydi.
Toprağın üstünde çocuklar çıplak ayakla dolaşıyor, gözlerinde bir asker değilmişsin gibi bakıyorlardı.
Çünkü burada asker tanımı farklıydı.
Asker: Birini öldüren değil, birini arayan kişiydi.
Hepsi birini arıyordu. Kimi eşini, kimi kardeşini… kimi de kendini.