Gülşehri

Jehodanın dediği gibi, "En başta ve belki en fazla tekrarlanan suçlama, Freudyen teorinin test edilemeyecek ölçüde belirsiz oluşudur. Bu teori her șeyi açıklaması nedeniyle hiçbir șeyi açıklamamaktadır"
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Teori çıkarmak ha
Freud'un dini gelişimle ilgili ateist teorisini ortaya koymak için hareket ettiği gözlemlerden, Müslüman bir psikolog da İslami perspektifli bir teori geliştirebilirdi. Örneğin; Freud, çocuğun babasına karşı olan duygularını Oedipus kompleksini geliştirmek için kullanıyor. Bir Müslüman ise aynı bilgiyi (çocuğun babasına karşı olan duygularını) kullanarak, fıtrat üzerine bir teori geliştirmek için kullanabilir. Kısacası, aynı veriyi gözlemleyip kayıt altına alarak, hem Islami hem de gayri İslami bir teori geliştirilebilir. İslam'ın tasvir ettiği şekliyle fitratı, Allah'ın bizi dünyaya göndermeden evvel ruhlarımızla yaptığı anlaşma"olarak özetleyebiliriz. Dolayısıyla, Allah'a "kulluk" bizim psişemize ve ruhumuza işlenmiş; sistemimize kodlanmıştır. Eğer bu dünyada Allah'a kul olunmazsa, doğuşumuzla beraber getirdiğimiz bu kulluk fıtrat bizi baska seylere kul olmaya sevk eder. Çocuğun anne babasını ve esrarengiz güçleri yüceltmesi, onları bir tanrı gibi görmesi, bu doğal duygunun yani kulluk duygusunun sistemimizde köklü olarak yerleşik olduğunun kanıtıdır.
Özgürlük mü kölelik mi
Gilder genel olarak cinsel devrim konusunda şasmaz bir kararlılık ve belâgatle şöyle der: Belirtmek gerekir ki cinsiyet, günübirlik yaşayan fahişeler grubuna, protestan lezbiyenlere, emekli beyzbol oyuncularına, pornoculara, vatansız devrimcilere, polimorfik sapıklara, playboy felsefecilerine, anketörlere, duyumsal psikiyatristlere ..bırakılamayacak kadar önemli bir konudur. Onların hepsi su yataklarında, daktilo başında, televizyon şovlarında arzı endam ederek "özgürlük" çığırtkanlığıyla cinsel devrimin yazar kasalığını yapma peșindedirler. Hicbir şey tam olarak özgür değildir, en az özgür olması gereken de cinselliktir. O bizim enerjimizin, kimliğimizin ve duygularımızın kökleriyle derinden bağlantılıdır. Kuşkusuz cinsellik ucuzlatılabilir. Fakat o zaman kaçınılmaz olarak toplumun bütününe pahalıya mal olur. Çünkü cinsellik, yaşam gücü ve milletin bütünleştirici dürtüsüdür. Cinselliğin nasıl yönetildiği, ifade edildiği, yayıldığı önemlidir, zira toplumun karakterini derinden etkiler. Günümüzde olduğu gibi, cinsiyetin değerinin düşürüldüğü, reklam konusu yapıldığı ve çirkinleştirildiği zaman, hayatımızın kalitesi de düşmekte ve sosyal dokumuz bozulmaktadır.