Balın╰☆╮

Balın╰☆╮
@balin_
yaşamın reddettiği biri olacağım
İçimdeki korku...
Ya biliyor musun, ben seni ilk gördüğümde neye uğradığımı şaşırdım; feleğim şaştı. Acayip korktum ki hâlâ korkuyorum. Ne yapacağımı bilemedim ya. Eskiden olsa böyle şeyleri hiç söyleyemezdim, hiç konuşamazdım. Ama konuşmak lazım artık, onu öğrendim. Kafamdan ne geçiyorsa açık açık söyleyeceğim. Çünkü söylemediğin zaman ne oluyor biliyor musun? O kelimeler büyüyor içinde, şişmeye başlıyor, sonra da çürümeye başlıyor. Sonra arta kalan birkaç kelime oluyor, onları da hiçbir zaman söyleyemiyorsun. Onları söylemek lazım işte... İçinde ne varsa söylemek lazım. Onu öğrendim ben. Çok kötü durumdayım şu anda, çok yardıma muhtacım yani. Bana yardım eder misin? -Leyla ile Mecnun-
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Leylâ...
Zaten anlatamam ki ben derdimi, gözlerine bakıp konuşamam ki ben. Seni ilk gördüğümde ne oldu biliyor musun? Bir portakal kokusu geldi burnuma. Tanışmıyormuşuz gibi ama biliyormuşuz gibi de bir taraftan... Yazın pazarda su satarken ben, sen annenin elini tutuyormuşsun; elma seçiyormuşsunuz beraber. Ya da ne bileyim, resmi bir geçitte, bir okul bahçesinde mesela... Ben senin arkanda duruyormuşum, pembe tüylü tokana bakıyormuşum; sen de hemen önümdeymişsin. Oradaymışız. İnsanın bütün geçmişini değiştiren, bütün geleceğini bilinmez kılan... Söylesene bana, kimsin sen? -Leyla ile Mecnun
Alıntı
Konuşmamız lazım...
İnsan konuşmadan olmuyormuş; konuşmak gerekiyormuş yani . Gerçekten hislerini anlatmadığın zaman bir şeyler hep eksik kalıyormuş." Leyla ile Mecnun
Alıntı
Biz ne zaman konuşacağız?
Ben senin adını değil, seni sevdim ya. Ben ne zaman senin yanına konuşmaya gelsem, sen sürekli bağırıyorsun bana. Farkında mısın? Azarlıyorsun beni, çocuk gibi... Bayağı fırça atıyorsun. Sonra küsüyorsun, gidiyorsun. Ben seninle bir şey paylaşmaya çalışıyorum. Aramızda bir şey olsun, bir şey yaşayalım istiyorum. Birlikte vakit geçirelim istiyorum. Biz ne zaman konuşacağız? -Leyla ile Mecnun-
Alıntı
Ölmek. Ne ki ölmek zaten ya? Ölmek, uyumak sadece. Düşün ki yalnız uykuda bitebilir bütün acıları yüreğin, çektiği bütün kahırları insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilir insan uykusunda. Çok kötü. Çok kötü. Çünkü o ölüm uykularında, sıyrıldığımız zaman yaşamın kaygısından, öyle düşler görebilir ki insan. Bir düşünsene. Ama işte bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. Oysa kim dayanabilir ki zamanın kamçısına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, sevgisinin kepaze edilmesine, kanunların bu kadar yavaş, yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine kim dayanabilir? Kötülere kulluk etmesine iyi insanın, bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken kim dayanabilir? Kim ister ki bütün bunlara katlanmak? Ağır bir hayatın altında, inim inim inleyip ter dökmek? Ölümden sonraki bir şeyden bu kadar korkmasa o kimsenin gidip de dönmediği o bilinmez dünya ürkütmese bu kadar yüreğini kim dayanabilir? Bilinç. Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi. Düşüncenin o soluk ışığı bulandırıyor o gönülden gelen o doğal rengi. Ve nice büyük yiğitçe atılışlar yollarını değiştirip sırf bu yüzden bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar. -Leyla ile Mecnun-