"Derinliği olan romanları tercih ediyorum. Kuşkusuz bazen tek bir cilt, pek çok cilde yayılan devasa bir eser kadar derin olabilir. Bir ruhun keşfedilmesiyle ilgili olarak önceden saydığım belli koşullar dikkate alındığında, bütün bir dönemin sentezini yapma ihtirasını taşıyan bir eser bu alışıldık çerçeveyle yetinemez elbette. Bu bir yana kimi isimlerin ve kimi eserlerin benim için katalizör olduklarını belirtmeliyim; kafamdaki en küçük ayrıntıya kadar eserin hayata geçirilip tamamlanmasını sağladılar. Sınırlı bir toplumsal sı-nıfın sınırlı bir bölümünü (soyluluk) kâğıda geçirmek Marcel Proust binlerce sayfa yazmasına mal olmuştu. Bir de Jean-Christophe var, iyi bir örnek olup olmadığını bilmiyorum. Balzac ve biraz da Zola var kafamda. Yüzlerce cildi dolduran tefrikaları hiç kale almıyorum."