Anton Çehov, bu kitabında akıl hastanesindeki bir hasta ile bir doktor arasındaki çatışmayı anlatıyor. Yazar delilik ve normal olma arasındaki o ince çizgiyi okuyucuya hissettiriyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen oldukça fazla derinliğe sahip. Kitabı okurken bu kadar az sayfaya bu kadar fazla anlamın etkileyici bir şekilde nasıl sığdırıldığını düşündüm. Üzerinde durup düşündüğüm tekrar tekrar okuduğum çok fazla cümle var.
“Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. Ama o da bir deli.”
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202187,3bin okunma
Ana karakter Fugui’nin aile servetini kumarda kaybetmesinden sonra ailesiyle birlikte yaşadığı olaylar, yaşam mücadelesi ve hayata sımsıkı sarılışına tanıklık ediyoruz. Kitap dönem romanı olarak Çin tarihine de ışık tutuyor.
Anlatımı oldukça akıcı ve sürükleyici. Ayrıca çevirisi de güzel. Okurken kitabın çoğu bölümünde içimin acıdığını hissettim. Ölüm, doğum, yoksulluk, emek, mutluluk, umut kavramları çokça var. Sona kadar mutlu bir son bekledim ama olmadı.
“Bir söz vardır, yeşil dağlar olduğu sürece yakacak odun için endişelenmeye gerek yoktur.”