Bana, "Benimle ilgili kitap yazmayacaksın," demişti. Ama ne onunla ne de kendimle ilgili bir kitap yazdım. Ben sadece onun varlığının bana kattığı şeyleri -kuşkusuz okumayacağı, ona yönelik olmayan- sözcüklere döktüm.
"Bir keresinde buradaydım," diye düşündüm. Geçmişte kalan bu gerçek ve kurgu arasındaki farkı, belki bir gün oraya gittiğime inanmama duygusunu arıyordum, çünkü bir roman karakteri karşısında duyamazdım bunu.
Dönerken trende, Floransa sokaklarında yürüyerek, müzeleri gezerek, aklımda hep o, her şeyi onunla görüp, Arno kıyısındaki o gürültülü otelde onunla yemek yiyip uyuyarak tutkumu tam olarak yazmış gibi hissediyordum.