Ona yalan söyledim.
Duyması gerekeni değil, duymayı istediklerini söyledim. Bir kez de diğer insanların yaptığı şeyi yapayım, dedim. Genelde bunu yapmazlar mı? Doğru olanı söylemek için tek bir fırsat, o en uygun zaman çıkagelir ve insanlar sevdiklerine kıyamayıp ona gerçeği değil, duymak istediğini söyler. Her şeyin içine sıçtınız ve kendini bu çukurdan acilen çıkarman lazım dememek için harcanan onca çaba, saatler, günler, alakasız cümleler... Yeter ki canı daha fazla yanmasın... Kalp kül rengine mi dönecek, o zaman gerçekler benim ağzımdan çıkmasın. Hayatta en güvendiği insan olmanız da bu durumu değiştirmez, kimse sorumluluğu almak istemez. Ben de istemedim. Bu sefer, ilk kez istemedim.
Ona bütün ilişkilerin bir noktada koptuğunu söyledim.
"Böyle olur. Gerçek bu. Kopar. Ve sen yeniden bağlarsın. Düğüm atarsın. Eskisinden sağlam olur. Çirkin görünmesi kimin umrunda? İnsanlara açıklama borcun mu var? Sen bilirsin, yeter. Her şey de masallardaki gibi olmayıversin, ne var bunda? Yamaların olur, düğümlerin. Ama senin olurlar, senin elinden çıkma olurlar. Ben elimden gelen her şeyi yaptım, dersin..."