Bir kitaba denk gelirsiniz ve metindeki olağanüstü anlatımla sayfalara çakılıp kalırsınız. Demet Fünf'ün sadece 60 sayfalık Selki'si de böyle bir eser. Yoğun bakımdaki Sevim'le ablasının ikili anlatımıyla kurulan eser, birbirine iki zıt dilin buluşmasıyla meydana gelmiş. Sevim'in anlatımı daha çok şiirde gördüğümüz "sapma" üzerinden kurgulanmış. Bunun "deliryum" yaşayan hastanın zihnini algılayabilmemiz için çok iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Geçirdiği kaza sonrasında düştüğü marazlı hâli aşıp oğluna ulaşma çabasını görüyoruz. Onun geçmişini ve yaşadığı şu anki durumu da ablasının anlatımından okuyoruz. Daha önce denk gelmemiş olmama çok üzüldüğüm bir kitap oldu Selki. Son sayfalarına bir damla gözyaşı da döktüm. Bu metinden bana kalan Sevim'in ürettiği kimi sapma sözcükleri kaldı: akılbaş, yazvaz, terkbırakmış, düğümce, seçebenek, rengâhenk.