Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ne oldu?"
"Övülmeye pek alışık değilim."
"Alçakgönüllülük iyidir. Fakat ölçüsü kaçırılan her şey eksiklik haline gelir," diye tuhaf bir yanıt verdi kedi.
"Yine de ben," diye, beyaz takım elbiseli adam sessizliğini bozdu. "Sayısız kitabı üst üste koymak yoluyla şu an bulunduğum konumu inşa ettim. Daha fazla kitap, daha fazla gücü doğurur. Ben buraya kadar o güç sayesinde geldim."
"Onun için de özel olarak kilit altına alıp, kitapların gücü sizi aitmiş gibi gösteriş yapıyorsunuz. Yanlış mı?"
Yalnızca kendini kaptırarak kitap okudun diye, görebildiğin dünya da genişleyecek sanma. Ne kadar bilgi depolasan bile, kendi kafanla düşünüp kendi ayaklarınla yürümedikçe her şey sahte, havada ve gelip geçici şeyler olarak kalır.
Art arda sıralanan zor sözcükler karşısında başını yana eğen torununa sakin gözlerle bakan dede, devam etmişti:
Kitaplar senin yerine yaşayacak değil. Kendi ayaklarıyla yürümeyi unutan kitap kurdu, eski bilgilerle şişmiş bir ansiklopedi, birileri gelip açmadıkça hiçbir işe yaramayacak bir antika olabilir ancak.
Dedesi, torununun başını usulca okşayarak eklemişti:
Sen yalnızca bilgili mi olmak istiyorsun?
O kitaplara bakarken, bir gün dedesi akılda kalıcı bir laf etmişti:
"Çok sayıda kitap okumak iyidir. Fakat yanlış anlaşılmaması gereken bir durum var..."
Rintaro'nun ağzından dökülen bu söz karşısında, beyaz takım elbiseli adam hafifçe kımıldanmıştı yalnızca. Yanıtlayan bir ses olmasa da gergin sessizlik içerisinde Rintaro, yavaş yavaş anımsıyormuş gibi sözlerini sürdürdü:
"Kitapların büyük gücü vardır. Fakat bu, nihayetinde kitapların gücüdür, senin değil."