Çünkü aklıma bir şey takılmaya başladı mı kafam sadece onunla meşgul olurdu. Bunu yapmayacak olsam, ömrümün sonuna kadar, " Nasıl, korktun değil mi, korktun, tam manasıyla korktun!" diye kendi kendimi yerdim.
Kimseyle konuşmak istemezken birdenbire öyle değişiyordum ki, dairedekilerle yalnız konuşmak değil, artık arkadaşlık etmek istiyordum. Onlara karşı duyduğum soğukluk birden kayboluyordu. Kim bilir, belki bu duyguların zaten aslı yoktu; kitaplardan kapma, yapmacık duygulardı.