Öyle korkunç anlar geçiriyorum ki, bütün varlığım olmak veya olmamak arasında titriyor, geçmiş günler bir şimşek gibi geleceğin karanlık uçurumları üstünde parıldıyor; çevremde her şey batıyor, sanki dünya benimle birlikte altüst oluyor.
Bana başından geçenleri anlattı. Bunları şimdi sana anlatınca ne kadar üzüldüğümü de kolayca anlarsın. Ama neye yarar bunlar? Beni üzen, hasta eden şeyleri neden kendime saklamıyorum ki? Neden seni de üzüyorum?