Başakça
Merhaba, yanınız boş mu ? Benim de kalbim boş. Tamam tamam konumuz bu değil; çünkü henüz bir konumuz yok bizim. Belki ben çok konuşacağım için konumuz bu olabilir. Bugün sizinle tanışmak istiyorum. Bugün yalnızım ve yalnız birisiyle tanışırsam daha az yalnız olacağımı düşünüyorum. -Neden hiç konuşmuyorsunuz?- Bugün güzel bir gün, güneşin gözlerinize yansıyışı kadar demek istiyorum. Bana öyle bakmayınız çünkü bana kimse öyle bakamaz. Bakamadığınızda anlayacaksınız. -Neden şaşırmıyorsunuz?- Ellerinizin sözcükleri ne güzel,bir opera sanatçısını alkışlarkan ki haldeler.  Benim ellerimse perişan haldeler. Bir film izleyen perde arkası çalışanı gibi. Dinlemediğiniz müzik nedir ? Nelerden hoşlanmazsınız ? Nelerle uğraşmazsınız? Boş  zamanlarınızda neler yapmazsınız? -Bana cevap verin-
Başakça
Çok yakın, Umudun oluştuğu yer
Reklam
Başakça
Camdan yansımalar görüyorum, Her biri insan yüzünden oluşan yansımalar… Hayatları cama buğu yapmış. Neyi yazıyorlarsa cama onu yaşıyorlar. Kimi aşk demiş buğu eriyip yok olana kadar yaşamış kaybolmuş içinde. Kimi iş demiş kimi rastgele. Ellerinin tersiyle silmişler bazen yadıklarını. Belki önemli olan ne yazıldığı değil yaşarken içinde kaybolup kaybolmadığın. İnsan yüzleri… Her biri meraklı gözlerle bakarlar. Kimi ağlak kimi gülek. Ne yaparsın bu gözlerle her biri avucunun içine konsa. Önce hangi yüzün hayalinden başlarsın. Yüzün biri çıkıp herkesin hayali kendine diyor.Başlıyor hayallerinin içinde kendi yüzünü aramaya. Başka bir dünyadan gelmişte yerini yurdunu özler gibi.Kendi hayalinde yaşam buluyor. Bir güneş doğuyor ardından !