Kent meydanına inip Üç Köprüler' in orada gezinmek, tiyatronun karşısındaki pazar yerinden elma satın almak, insanlarla havadan sudan konuşmak ne hoş olurdu. Çoktan unuttuğum bir sürü şeyle boğuşmak zorunda kalacağım tabii, ödenmemiş faturalar, komşularla sorunlar, beni anlamayan insanların ironik bakışları, yalnızlık, çocuklarımın dırdırı, daha neler neler. Oysa bütün bunlar yaşamın bir parçası değil mi?