Arap Ali ona baktı.
"Komutanım benim sana diyeceğim var ama nasıl dökülecek dilimden bilmiyorum," dedi.
Cemil Bey durdu.
"De bakalım."
"Hani bunu çok konuşmuştuk. Günü gelir de sağ salim dönersek sen bizim haneye kadar gelecektin. Anamın, babamın elini öpecektin."
"Evet, kavlimiz böyleydi cephede."
"Gel burada helalleşelim. Hiç inme trenden. Zira eve gitsek evi yerinde bulacak mıyız, bulsak anam babam sağ mıdır bilmiyorum. Hadi hepsi tamam diyelim.
Biz çok fakiriz komutanım. Anam altına minder koyamaz da önüne tek tas çorba çıkaramazsa çok arlanır. Ben senelerdir bunu sana nasıl derim, belki şehit olursun da gerek kalmaz diye düşündüm durdum. Ama şimdi mecbur oldum."
"Size bir şey diyeyim mi, bu harpten şunu öğrendim ben. Düşmanınız bir edepsizse siz iki edepsizleşeceksiniz. Yoksa bu dünyada ev de memleket de yok bize."