Bir zamanlar o kadar yakındık ki dostluğumuza ve kardeşiğimize hiçbir şey zarar vermeyecekti ve hep daimi kalacaktı. Aramızda tek adımlık bir asma köprü vardı. Bir gün adımını atarken sana şunu sorduğumu hatırlıyorum:
"O adımdan sonra yanımda olacaksın. Gerçekten istiyor musun?" Soruyu sorar sormaz istemediğini anlamıştım, tekrar sordum ve bu sefer hiçbir şey demedin. O andan itibaren dağlar, çağlayan nehirler ve bizi ayıran her türlü engel aramıza girdi. Artık istesek de bir araya gelemezdik.
Ancak şimdi o küçük asma köprüyü düşündüğünde, kelimeler kifayetsiz kalacak ve içine içine ağlayıp hayretler edeceksin geçmişe.
Merdümgirizlerin manifestosu: Düşmanının bilmemesi gereken şeyleri dostuna söyleme. Sevgiye ve nefrete yol vermemek, dünya bilgeliğinin yarısıdır; hiçbir şey söylememek ve hiçbir şeye inanmamak ise diğer yarısıdır.
Güvensizlik güvenliğin anasıdır. Bir insanın karakterindeki kötü özellikleri bir an bile unutmak, zor kazanılmış parayı çöpe atmak gibidir. Insanları oldukları gibi kabul etmek, olmadıkları gibi kabul etmekten daha iyidir. Kibar ve dostça davranarak insanları yumuşak başlı ve uysal hale getirebilirsiniz: dolayısıyla balmumu için sıcaklık ne ise, insan doğası için de kibarlık odur.
En büyük bilgelik, şimdiki zamandan zevk almayı yaşamın en yüce amacı haline getirmektir, çünkü bu tek gerçekliktir, geri kalan her şey düşüncenin oyunudur. Ancak bu aynı zamanda bizim en büyük aptallığımızdır, zira sadece bir an var olan ve bir rüya gibi yok olan şey asla ciddi bir çabaya değmez.