İnsanlar hayatın ilk yarısında işlemeli kumaşın önünü görür ve büyülenir. Ancak ikinci yarısına geldiklerinde kumaşın hiç de güzel olmayan arka tarafını görürler. Kumaşın arka tarafı her ne kadar güzel olmasa da insanlara her bir işlemenin nasıl birbirine bağlandığını görme fırsatını sunar.
Gece midir gündüzleri yutan, gündüz müdür gecelerden sıyrılan? Aslolan gelmekler midir, yoksa gitmekler midir? Görüp de unuttuğum rüyaları değil gördüğümü bile bilmediğim rüyaları merak ettim.
İnsan ya özgürlüğünü kahramanca bir mücadeleyle elde eder ya da kendisine bir kahraman bulup güvenliği onda arar. Kısacası kişi ya tek başına yükselir ya da başkasının eki olur. O yüzden insan ya kendi ebeveyni olur ya da hep çocuk olarak kalır.
Yüksek zihinsel becerilere sahip bir insanı boş bir işle
uğraşmaya zorlamak, kıymetli taşlarla süslenmiş sanatsal bir vazoyu mutfakta kavanoz olarak kullanmak gibidir.