Bazen filmlerdeki gibi gerçek düşmanlar olabilirler ama genellikle sadece, inandıklarımız ve korkularımız yüzünden aslında yeterince odaklanmadığımız kişilerdir.
Yalnızlığın değerini bil. Daha önce hiç gitmediğin yerlere giden trenlere bin. Yıldızların altında tek başına uyu. Dümenin başına geç. Dönmekten korkmayacağın kadar uzağa git. Bi şey yapmak istemediğinde söylemekten çekinme. İçgüdülerin güçlü olduğunda, herkes karşı da olsa sen evet demekten korkma. Sevilmek mi, yoksa takdir edilmek mi istiyorsun ona karar ver. Gidişata ayak uydurmak mı, yoksa burada olmanın sebebini bulmak mı daha önemli, ona karar ver. Öpücüğün gücüne inan.
Son olarak yaşamak ve deneyim kazanmak konusunda cesur ol. Kendin olmak için başka birine ihtiyacın yok. Bir yerden bir yere gitmek konusunda kendini sınırlama; hayatının her dakikasını hatıralarla doldur.
Eleanor Roosevelt'in söylediği gibi,
"Başkalarının senin hakkında aslında ne kadar az düşündüğünü bilsen, onların neler düşündüğü konusunda hiç endişelenmezdin.
Her şeyi olduğu gibi kabul et. Kum tanesini dağ gibi büyütme ve engel olamayacağın kötü şeyleri de kabul et çünkü onun için acı çekerek, ateşe odun atmaktan başka bir şey yapmazsın.