Şu mükafat ve övgü, zikredenler için veriliyor. İsmailağa cemaatinden önemli bir kesim her gün bunu sabah akşam yaparlar ve zikrin sonunda bütün insanlık için, ümmet için hayırla dua ederler.
Böyle bir cemaatin varlığı, zikirleri ve ibadetlerinin hepimize faydası vardır. Bunlara yan gözle bakanlar, tenkit edenler, basite alanlar, asla felah bulamaz.
"Sosyal bilimlerde teori denilen şey yaşanmışlıkların basite indirgenmiş özetidir. Teoriyi öğretemezsek her türlü yanlışı ve hatayı tekrar yaşayacağız demektir."
Sosyal bilimlerde teori denilen şey yaşanmışlıkların basite indirgenmiş özetidir. Teoriyi öğrenmezsek her türlü yanlışı ve hatayı tekrar yaşayacağız demektir.
Beyne ilişkin yeni keşifler, her şeyi basite indirgeyen kurgularda aktarıldığı biçimiyle, uykusuzlar için halk bilgeliğinden daha da çok suçlayıcı olur. Uyumak gerektiğine dair kanıtlar sunulur. Uykunun gerekliliği bilimsel olarak doğrulanır.
Oysa yalnızca ikna edilenlere öğütte bulunulabilir.
Mesud Topal'ın şişire şişire yazdığı, Farabi kimdir sorusuna yanıt verir tarzında; bir nevi yıllık ödev gibi, sadece övgü içeren, diğer tüm felsefecileri basite indirgeyen, Farabi'ye ise aşırı hayran odaklı yazılan bir kitap... Eğer farabiyi tanımak istiyorsanız bizzat Farabi'nin kendi kitaplarını okumalısınız. Aynı cümleleri 50 sayfa olacak şekilde evirip çevirip önümüze koyan ilkokul müfredatı tarzı bir kitap hayal kırıklığına uğradım ,ayrıca kesin olmayan bilgilere kesinmiş gibi vurgu yapan bazı kısımlar var. Mesela kanun çalgısını Farabi'nin bulduğunu söylüyor, lakin geçmiş kaynaklara baktığımızda kesin olmadığı, var olan bir şeyin geliştirildiği ne dair bilgiler yer alıyor. Kesin olmayan bilgileri tarih bilimciler bile net açıklama yapamazken, varsayım olarak söylenirken, nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyor???
"...Dünyanın kabul ettiği, bu böyle dediği şeylere, beğenmediğim için, bana uymadığı için ya da sırf karşı çıkmak için karşı çıkmıyorum artık, o şeylere yalnızca kalbim çarpmadığı için bakamıyorum. Biliyorum. Özletmeyeni aramıyorum. Gümletmeyeni okumuyorum. Gülen insanları seviyorum. Gerçek insanları, hakiki duyguları. Kimsenin bir şey satabileceği biri olmamaktan memnunum. Hayatı bir müşteri gibi yaşamamaktan. Tüm ilişkilerini, arkadaşlıklarını bile bir müşteri gibi yaşayanlardan uzaklaşmaktan... "