Manon'ı, Aelin'dan daha çok sevdiğimi Manon'ı esir aldıkları sahnelerde Aelin'a istemeden de olsa sinir olduğumda anladım. Aslında Manon'a güvenmemekte haksız değildi, ama Dorian'a karşı tavrında haksızdı. Gerçekten Dorian'ın da bir kral olduğunu unutuyor gibi. Bunun büyük bir nedeni de Dorian'ın kral gibi davranmayıp, kendini geri planda tutması olabilir tabii. Aedion'ın, Terrasen'e ve daha ötesine olanlardan Dorian'ı bu denli sorumlu tutmasını da anlamıyorum. Terrasen yok edildiğinde Dorian da sizin gibi çocuktu, yıllarca babasının, 'kralının' himayesinde büyüdü. Ve kimse büyürken beynine yerleştirilen doğrulardan çok çabuk kurtulamaz. Önce bunların yanlış olduğunu keşfetmesi gerekir. Chaol gibi. Kaldı ki Dorian zaten hiçbir zaman babasını desteklemedi, ama krala ne kadar karşı koyabilirdi ki? Koymaya çalıştığı her seferinde bir tehdit aldı. Yargılamayın artık şu çocuğu!
Bir de Manon'ın kaçışından sonra karakter olarak silikleştirildiğini hissediyorum. Yani resmen yazar bize Aelin ve Rowan'ın gücünü hissettirmek ister gibi koskoca Manon Siyahgaga'yı basit birine dönüştürdü. Bu kız bir varis, Uçuş Lideri, Ana olan büyükannesine kafa tutmuş biri, nasıl bu kadar basitleştirdiniz ya şokla okudum. Hele bir yerde Rowan Manon'a sen soldan git kontrol et diyor, Aelin'ın düşüncesi de tam olarak şöyle: "Omuzlarının gerginliğinden aldığı emrin hoşuna gitmediği belli olsa da Rowan'la dalaşacak kadar budala değildi." Pardon? Paaardon? Kusura bakmayın da, Rowan kim ki Manon onunla dalaşamayacak? Tekrar ediyorum, bu kız büyükannesine meydan okudu! Yazara yine sinirlendim. Tamam silikleşsin -ki silikleşmesin de!- ama bu kızın ağzı herkese laf yapıyordu, nasıl ve neden asıl ekibin arasına girdiği anda bu kadar basitleştirdiniz cadımı?
Bu kitabı çok sevemedim ben ya. Manon'ın en