Zambaklar en ıssız yerler açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum.
Nurullah Genç
bir karanfil düştü parmaklarıma.
gözlerine kuşlar doldu bir kızın
elleri karıştı ırmaklarıma.
ıslak bir yürektir bende karanfil
ruhum, kokusunun dilencisidir.
haşim, bu bir alev damlası değil
büyük yangınların habercisidir.
o kızıl bir deniz bense tenhayım
onda umut, bende yalnızlık büyür.
ne dünya sonsuzluk, ne ben dehayım,
içimde sadece şairler uyur.
bütün şiirleri söyleyen benim
bütün çiçeklerin adı karanfil
her akşam bir yaprak olur kefenim
haşim, bu bir alev damlası değil.
Nurullah Genç
baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın.
Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
böylesine hazırlıklı değilim daha.
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda
İsmet Özel