Siyasal literatürde, demokratik yollarla iktidara gelip daha sonra demokratik kurumları zayıflatan veya otoriter uygulamalara yönelen yönetimler 3 guruba ayrılıyor, bunlar:
Seçilmiş otoriterlik (electoral authoritarianism): Seçim vardır ama iktidar, medya, yargı ve muhalefet üzerinde baskı kurarak sistemi tam demokratik olmaktan çıkarır.
İlliberal demokrasi (illiberal democracy): Seçimler yapılır fakat hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, ifade özgürlüğü gibi liberal-demokratik unsurlar aşınır.
Çoğunlukçu demokrasi / majoritarianism: “Seçimi kazandık, her şeyi yapabiliriz” anlayışıyla çoğunluk iradesinin sınırsız görülmesi.
Bunun tarihsel örnekleri anlatılırken sıkça kullanılan ifade: “Demokrasinin kendi araçlarıyla aşındırılması” ya da “Demokratik gerileme (democratic backsliding)”dir.
Bu konu özellikle Alexis de Tocqueville, Juan Linz ve Steven Levitsky gibi siyaset bilimcilerin çalışmalarında incelenir.
Seçimle gelip otoriterleşen demokrasilere karşı demokrasi kuramlarında çözüm militan demokrasiyle çözüm bulmuş ve şunu söylemiştir; Anayasal düzene ve devletin temel ilkelerine ve kurumlarına yönelik bir tehdit içerici unsur faaliyetli tespit edersem diğer demokratik haklarını da kullanamazsın. Devlet ve kurum hassasiyeti olan devletler militan demokrasiyi çözüm çok makul bulunmaktadır.