Merhaba kitap dostlarım, nasılsınız?
Biliyorsunuz ki benim çok sevdiğim yazar Kristin Hannah’ın tüm kitaplarını grubumuz ile birlikte okumuştuk.
Bugün de ülkemizde çevrilen son kitabıyla karşınızdayım.
Henüz çevirisi tamamlanmayan birkaç kitabı daha mevcut, bakalım onların çevirisi ne zaman tamamlanacak?
Elsa Wolcott Teksas’ta üç çocuklu varlıklı bir ailenin kızıdır. Küçükken geçirdiği bir hastalıktan dolayı ailesi Elsa’nın yapmak istediği her şeyi hastalığı bahane ederek yok saymıştır. Sevgisiz, ilgisiz ve yapayalnız bir hayat süren Elsa’nın doğum gününde verdiği bir karar her şeyi değiştirir.
Önce ailesine üniversite okumak istediğini söyler elbette ailesi için bu konu bile edilemeyecek bir durumdur. O ailede sevilmediğini bir kez daha anlayan Elsa başka bir tercih yapar ve Rafe Martinelli’yle evlenmek zorunda kalır. Bu kararın onun için iyi mi kötü mü olacağını ise zaman gösterecektir.
Aradan yıllar geçer Elsa’nın iki çocuğu olur. Kendi ailesinden görmediği sevgiyi iki çocuğu için vermeye çoktan hazırdır.
Büyük Buhran dönemi başladığındaysa hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Her gün yaşadıkları toz fırtınasında hayatın normal işlerini yürütmek, yiyecek stoklamak, paralarını idareli kullanmak için uğraşıyordur. Hayat günden güne zorlaşırken, bekledikleri yağmur gelmiyordur.
Herkesin dilinde olan California hayali ise Elsa’yı korkutuyordur. Güvenli bölgesinden hiç çıkmayan Elsa için seçim zamanı gelmiştir. Bu seçim ise hiçte kolay olmayacaktır.
Toz fırtınaları, yağmura hasret bir halk ve bu zorlukta hayatlarını yaşamaya çalışan insanlar.
Diğer yanda California’da dışlanan, ötekileştirilen, şehrin dışında yaşamaya mahkum edilmiş insanlar.
Yüreklerinizi parçalayacak bu kitabı okumaya hazır olun.
#alıntı
Sevgisiz yaşamak, sadece sevgiyi hiç tatmadığınız sürece