basucumda_kitap

basucumda_kitap
@basucumda_kitap
9/10
·496 syf.··
2025 1. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2025 00:00
Merhaba kitap dostlarım, nasılsınız? Biliyorsunuz ki benim çok sevdiğim yazar Kristin Hannah’ın tüm kitaplarını grubumuz ile birlikte okumuştuk. Bugün de ülkemizde çevrilen son kitabıyla karşınızdayım. Henüz çevirisi tamamlanmayan birkaç kitabı daha mevcut, bakalım onların çevirisi ne zaman tamamlanacak? Elsa Wolcott Teksas’ta üç çocuklu varlıklı bir ailenin kızıdır. Küçükken geçirdiği bir hastalıktan dolayı ailesi Elsa’nın yapmak istediği her şeyi hastalığı bahane ederek yok saymıştır. Sevgisiz, ilgisiz ve yapayalnız bir hayat süren Elsa’nın doğum gününde verdiği bir karar her şeyi değiştirir. Önce ailesine üniversite okumak istediğini söyler elbette ailesi için bu konu bile edilemeyecek bir durumdur. O ailede sevilmediğini bir kez daha anlayan Elsa başka bir tercih yapar ve Rafe Martinelli’yle evlenmek zorunda kalır. Bu kararın onun için iyi mi kötü mü olacağını ise zaman gösterecektir. Aradan yıllar geçer Elsa’nın iki çocuğu olur. Kendi ailesinden görmediği sevgiyi iki çocuğu için vermeye çoktan hazırdır. Büyük Buhran dönemi başladığındaysa hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Her gün yaşadıkları toz fırtınasında hayatın normal işlerini yürütmek, yiyecek stoklamak, paralarını idareli kullanmak için uğraşıyordur. Hayat günden güne zorlaşırken, bekledikleri yağmur gelmiyordur. Herkesin dilinde olan California hayali ise Elsa’yı korkutuyordur. Güvenli bölgesinden hiç çıkmayan Elsa için seçim zamanı gelmiştir. Bu seçim ise hiçte kolay olmayacaktır. Toz fırtınaları, yağmura hasret bir halk ve bu zorlukta hayatlarını yaşamaya çalışan insanlar. Diğer yanda California’da dışlanan, ötekileştirilen, şehrin dışında yaşamaya mahkum edilmiş insanlar. Yüreklerinizi parçalayacak bu kitabı okumaya hazır olun. #alıntı Sevgisiz yaşamak, sadece sevgiyi hiç tatmadığınız sürece
Dört RüzgarKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2023430 okunma
Reklam
9/10
·308 syf.··
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 00:00
·
2025 2. kitabı
Alice Feeney
8.3/10 · 8,2bin okunma
8/10
·200 syf.··
2024 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2024 00:00
Herkese merhaba. Bugün #fethiyekitapkulübü ile okuduğumuz Şermin Yaşar’ın ilk romanı ile karşınızdayım. Kitap her karakterin kendi görüşleri ve hisleri ile olayları anlatışıyla ilerliyor. Yaşlı babalarının ısrarıyla her cuma toplanan Emin, Ekrem ve Ethem bu buluşmalar da olmasa birbirlerinden haberdar olmayacaklardır. O yüzden Ethem, Emin abisinin onu arayıp buluşma teklif etmesine hatta ona bir şey anlatacağını söylemesine çok şaşırır. Üstelik o gün cuma günüdür ve akşam zaten toplanılacaktır. Acaba Emin ona bu kadar acil ve önemli ne söyleyecektir? Ethem’in iç sesi ile başlayan hikaye Emin’e sonra Ekrem’e oradan Ethem’in eşi Nurten’e sonra Emin’in eşi Hülya’ya oradan da Ekrem’in eşi Sevgi’ye geçer. Olaylar herkesin gözünde bambaşka seyreder. Ailenin geçmişinden gelen sırları bir bir gün yüzüne çıkacacaktır. Ben okurken ne kadar haklı dediğim olayı diğer kişinin ağzından dinlerken yine çok haklı diyerek bitirdim. Bir hikayede herkes haklı olabilir mi bunda oldu işte. Başlarda kahkahayı bastığım bu kitap sonlara doğru hüznü oturttu içime. Şermin Yaşar’ın hikayeleri ne kadar güzelse romanı da bir o kadar güzel olmuş. Herkese tavsiye ediyorum. #alıntı İçimde hep sevilmeyi bekleyen bir çocuk var. Sessizlik gürültüden çok daha ağır bir şey.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
8/10
·510 syf.··
2024 19. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2024 01:42
Herkese merhaba. Bugün Sinem’in bana hediyesi olan ve Sinem ile birlikte okuduğumuz kitap ile karşınızdayım. Öncelikle kitabın konusuna geçmeden önce sizlere şu soruyu sormak istiyorum. Bir gün, biri geliyor ve evinizde en çok sevdiğiniz, en değer verdiğiniz eşyanın size ait olmadığını söylüyor. Oysa ki siz onu aldığınız ve ücretini ödediğinizden eminsiniz. Fakat karşı tarafın da elinde bulunan deliller önemsenemeyecek kadar az değildir. Bu durumda ne yapardınız? İşte karakterimiz Liv tam da bu durumun ortasındadır. Nasıl mı? Gelin birlikte inceleyelim. Günümüz ve geçmiş arasında gidip gelen kitabımızda, Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşayan Sophie ve ailesi çıkar karşımıza. Sophie’nin çok sevdiği ressam kocası Edouard, cepheye gitmiştir. Sophie, erkek kardeşi Aurelien, ablası Helene ve onun çocukları ile birlikte savaş öncesinde işlettikleri otellerinde yaşıyordur. Yaşadıkları kasaba işgal edildiğinde otelleri de Alman askerlerin istilasına uğrar. Artık Sophie ve ablası Almanlara hizmet vermektedir. Sophie eski günleri ve kocasını özlerken, kocasının Sophie’yi çizdiği portresi, her şeyin eskisi gibi olacağının umudunu yansıtıyordur. Fakat bir gün öyle bir şey olur ki herkesin hayatı farklı yollara savrulur. Günümüze gelecek olursak bu sefer misafirliğimiz Liv Halston’a olacaktır. Genç bir mimar olan kocasının vefatı ile yıkılan Liv, kocasının onlar için yaptığı cam evde yaşamaktadır. Maddi zorluklar ile boğuştuğu son zamanlarda ona teselli olan bir portre vardır. Bu portreyi kocası ona balayı için gittikleri bir tatilde düğün hediyesi olarak almıştır. Portre ona kocası ile olan mutlu günleri hatırlatırken gelecek için de umut vaat ediyordur. Fakat bir gün ona hiç tanımadığı, portrenin mirasçıları tarafından haber gelir. Portrenin çalınmış olduğunu ve asıl
Ardında Bıraktığın KadınJojo Moyes · Dex Kitap · 20212,271 okunma