Hayatım boyunca tek bir kitap okuma hakkım olsaydı, kesinlikle o kitap 'cennetin doğuşu' olurdu.
Kitap 600küsür sayfa olunca insan ne olabilir ki bu kadar fazla diye düşünüyor ama bi 500 sayfa daha olsaydı onu da zevkle okurdum.
Kitapta her karakter öyle titizlikle incelendi ki hayran kalmamak mümkün değil.
Adam; en çok seni sevdim.. Adam,gençliğinden itibaren “iyi bir insan olma” arzusuyla tanımlanmış. Kötülükten anlamaması onu çoğu zaman savunmasız bırakır. Bu körlük yüzünden Cathy'in karanlık dünyasını göremez. Göremediği için de yıkımı büyük olur.
Baba oğul ilişkilerinin hem kendi dünyasında hem de çocuklarının dünyasında bu kadar benzer olması ise çok şaşırtıcıydı. Aynı benzerliğin, oğlanların sevgili seçiminde de ortaya çıkması beni hayrete düşürdü.
Neden ortada başka hiçkimse yokmuş gibi sürekli kardeşler aynı kızla oluyor anlam veremedim. Cal, sanki bu durum çok normalmiş gibi kardeşinin sevgilisi ile gayet rahat ilişki kurabiliyordu.
Keşke 1: Adam Cathy den sonra ona gerçek sevgiyi yaşatabilecek biri ile evlenseydi ve çocuklar da evde anne figürü ile yaşayabilseydi.
Keşke 2: Çiftlikten hiç ayrılmayıp orayı Adam ın hayalindeki gibi cennet bahçesine çevirebilselerdi.
Keşke 3: Aron sevgilisi ile evlenip o çiftlikte ömrünü geçirebilseydi.
Sizi çok özleyeceğim.