"Bazı insanlar metanetle acı çeker. Bazıları da beceriksize.” Başını kaldırınca, Tristan'in yüzündeki tereddütlü ifadeyi gördü.
“Bazıları bunu sessizce, şiirsel bir biçimde yapar. Parisa bunu inatla ve anlamsızca yapıyor ve ardı arkası kesilmiyor. Sırf yenilgiden kaçınmak, hiçlikten fazlasını hissetmek için. Her şeyden öte, kibirli bir tavırla yapıyor,” dedi Callum acı acı gülerek.
“Parisa güzel olan her şey gibi: Var olmama fikrine tahammül edemiyor. Güzelliğini yitirdikten sonra, hissettigi acının daha mı keskin, daha mı silik olacağını merak ediyorum."
Hlmm. Bu noktada ne yapmalıydı? Nico'nun bildigi tek yanıt şuydu: Devam et. Başarısızlık, vazgeçmek, var olmamak ya da bir şeyi yapmamak asla bir secenek olmamıştı.
"Beni neden anlamadığını biliyor musun?" diye yanıt verdi; Reina’nın düşüncelerine. Ona yaklaşıp sesini alçalttı. "Çünkü beni çözdüğünü sanıyorsun. Benim gibilerle, bana benzeyen başka kadınlarla karşılaştığını sanyorsun ana kim olduğuma dair en ufak bir fikrin yok. Beni ben yapan şeyin dış görünüşüm olduğunu mu sanıyorsun? Hırslarım mı? Sen beni oluşturan unsurları hayal bile edemezsin. Dilediğin kadar aval aval bakabilirsin ama ben sana gösterene dek tek bir şey bile göremezsin."