Paslanmış Işık, Nasıl Aydınlatsın Ruhu,
Işık Muradını Işıtamaz, Nuru Ağarmışken,
Nasıl Işıtamaz, Solun Isıtırken Canan’ı,
Aydınlatsın Nuru, Isıtırken Sema’yı Aşkın,
Ruhu Ağarmışken, Canan’ı Aşkın Kurtarsın.
Gurbete çıkan kalp der ki Pınar’ımın anısı canı saracak.
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken bir şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan , yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
“Ne diyorsun sen, küçük babanı mı öldüreceksin?
Evet, yapacağım bunu. Başladım bile öldürmek Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek.”