Merhabalar. Biz üç genç olarak kitapların büyülü dünyasını sizlerle birlikte keşfetmek istiyoruz. Bizlere bu serüvende katılmak isterseniz, sizleri Instagram adresimize bekliyoruz. IG:becauseyouarethereason
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat benim çok sıkılacağımı düşündüğüm için yıllardır okumadığım bir kitaptı. Halbuki başlar başlamaz tek oturuşta bitirecek kadar içine çekti beni.
Kitabımız Talat Bey'in evinde, annesinin ve babasının çocukluk aşkları olduklarını ve ne zorluklarla sonunda birlikte mutlu bir yuva kurduklarını anlatarak başlıyor. Ardından Talat Bey'in bir kıza aşık olduğunu ve o kız için girdiği şekilleri ve bu aşkın nasıl sonuçlandığını okuyoruz.
Görücü usulü evliliklerin ve küçük kızlarımızı okutmamanın ne kadar kötü ve canice olduğunu gayet güzel anlatan bir kitap. Okumanızı öneririm.
Bu kitap zamanına göre normal karşılanan şeyleri anlatsa da aslında bize toplum olarak ne kadar ilerlediğimizi gösterir nitelikte. Kızlarımız okuyabiliyor, istedikleri insanı seçebiliyorlar. Halbuki bize insanlık dışı gelen bu yasaklar hâlâ daha ülkemizin bazı yerlerinde hüküm sürmekte, içler acısı bir durum.
-Spoiler-
Biraz spoiler içeren yoruma gelirsem eğer kitabın beni çok sinir ettiğini söyleyebilirim. Kitap okudukça tahmin edilebilir yönde ilerliyor fakat yine de sinir krizi geçirterek okutuyor. Üvey babanın kızını "namus koruma" adı altında dış dünyadan saklaması, kızını istemediği babası yaşında adama zorla vermesi, kızı üzüldü çirkin oldu diye kıza yalan söyleyip onu kandırması... Bu hikayenin iki kötü karakteri var bana göre, üvey baba ve gerçek baba.
Gerçek baba zaten ayrı bir olay, adam yıllardır eşinin ölümünü atlatamamış, kimseyi istememiş. Bir çöpçatanın iki lafı ile kızı yaşındaki genci hemen kabul ediyor. Tek sebebi de "Benim karım da aynı böyleydi." Çılgına dönmemek elde değil. Hatta kitaptaki "Zekiye'ye benziyorsun çünkü sen Zekiye'nin kızısın." lafı beni öldürdü. "Kocan olarak kabul etmedin, baban olarak kabul et." cümlesinden bahsetmek dahi
Aranızdan Biri Kitap Yorumu
4/5
Holly Jackson'ın kalemiyle tanıştığımdan beri çıkacak yeni kitabını merakla bekliyordum. Çıkar çıkmaz aldım ve bir solukta okumaya başladım. Jackson’ın yazım tarzını o kadar seviyorum ki, ne yazsa okurum. Kitabın sayfalarını çevirirken yazarın ustalıkla oluşturduğu atmosfer ve gerilim unsurları sizi adeta içine çekiyor; bir sonraki sayfayı çevirmeden duramıyorsunuz. Arka kapakta, altı arkadaşın çıktığı bir yolculuktan sadece beşinin döneceğini bilmemize rağmen, kimin öleceğini kitabın sonuna kadar tahmin edemedim. Karakterlerin geçmişlerindeki gizemler tropunu en sevdiğim troplardan olduğu için okumaktan büyük keyif aldım. Gerçekten, bu kitap okuyan herkesi reading slump’tan çıkaracak çerezlik bir kitap!
Sekiz saat
Altı arkadaş
Bir keskin nişancı
Ve hayatta kalan 5 kişi. . .
On sekiz yaşındaki Red ve arkadaşları bir karavanla Bahar Tatili için yola çıkarlar. Fakat karavan ıssız bir yerde bozulur. Tekerlekler birer birer patlarken gruptakiler bunun bir kaza olmadığını anlarlar. Karanlıkta onları izleyen bir keskin nişancı vardır; Red ve arkadaşlarının kim olduklarını çok iyi bilmektedir. Ne var ki gruptan birinin bir sırrı vardır ve keskin nişancı bu sır için onu öldürmeye hazırdır.
Grup; umutsuzca yardım almaya ve hedefin kim olduğunu bulmaya çalışırken aralarındaki gerilim de ölümcül seviyelere ulaşır. Bu gece herkes hayatta kalamayacaktır…
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024571 okunma
Aklımdan çıkmayan bir düşünce var, Nedir o düşünce, diye sordu ibrahim, Sodom'da ve yanan öteki şehirlerde masum insanlar olduğunu düşünüyorum, Eğer öyle olsaydı efendi onların hayatını kurtaracağına dair verdiği sözü tutardı, Çocuklar, dedi kabil, oradaki çocuklar masumdu, Aman tanrım, diye mırıldandı ibrahim, sesi bir inilti gibi çıkmıştı, Evet, senin tanrın olabilir, ama o çocukların tanrısı değil.