İnsan kendi ışığını ona yansıtan kaç kişi tanırdı ki? İnsanlar daha çok meşaleye benzerdi, bir esintiyle sönene dek yanarlardı. Başka kişilerin yüzlerinin insana kendi yüz ifadesini, içini ürperten en gizli düşüncelerini yansıtması ne kadar nadirdi?
Bir şeyleri umursardı, tamamen ve bütünüyle. Oyuncakları, çocukluğu ve filmleri umursardı. Kitapları umursardı. Bu kitap bir şeyleri umursamakla ilgilidir.
Hiç kuşkusuz bütün bu sözler her yerde denk gelebileceği pek sıradan düşüncelerdi. Ama neden özellikle şu anda, kendi kafasında da aynı düşünceler boy göstermeye başladığı sırada, böyle bir konuşmayla karşılaşıyordu.