Resul, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

S- Gayr-ı müslimlerle nasıl müsâvi olacağız?

   C- Müsâvat ise, fazilet ve şerefte değildir; hukuktadır.
Hukukta ise, şah ve gedâ birdir.
Acaba bir şeriat, karıncaya bilerek ayak basmayınız dese, tazibinden men'etse; nasıl benî-Âdemin hukukunu ihmal eder?

Kellâ...

 Biz imtisal etmedik.

Evet İmâm-ı Ali'nin (R.A.) âdi bir Yahudi ile muhâkemesi ve medâr-ı fahriniz olan Salahaddin-i Eyyübî'nin miskin bir Hristiyan ile mürâfaası, sizin şu yanlışınızı tashih eder zannederim.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 77 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş.    Müsâvi - eşit, denk. | Müsâvat - eşitlik. |  İmtisal - uyma. |  Tashih - düzeltme)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 77 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş. Müsâvi - eşit, denk. | Müsâvat - eşitlik. | İmtisal - uyma. | Tashih - düzeltme)
Resul, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

S-- Hürriyeti bize çok fena tefsir etmişler.
Hattâ, âdeta hürriyette insan her ne sefâhet ve rezâlet işlerse, başkasına zarar etmemek şartıyla birşey denilmez diye bize anlatmışlar.
Acabâ böyle midir?

   C-- Öyleler hürriyeti değil, belki sefâhet ve rezâletlerini ilân ediyorlar ve çocuk bahanesi gibi hezeyân ediyorlar.

Zîra nâzenin hürriyet, âdâb-ı şeriatla müteeddibe ve mütezeyyine olmak lâzımdır.
Yoksa sefâhet ve rezâletteki hürriyet, hürriyet değildir.
Belki hayvanlıktır, şeytanın istibdadıdır, nefs-i emmâreye esir olmaktır.

   Hürriyet-i umumî, efrâdın zerrat-ı hürriyâtının muhassalıdır.
Hürriyetin şe'ni odur ki: Ne nefsine, ne gayriye zararı dokunmasın.

   Fakat ey göçerler!
Sizde olan yarı hürriyettir.
Diğer yarısı da başkasının hürriyetini bozmamaktır.
Hem de kut-u lâyemut ve vahşetle âlûde olan hürriyet, sizin dağ komşularınız olan hayvanlarda da bulunuyor.
Vakıâ, şu bîçare vahşi hayvanların bir lezzeti ve tesellisi varsa, o da hürriyetleridir.

Lâkin güneş gibi parlak, ruhun maşukası ve cevher-i insaniyetin küfvü o hürriyettir ki: Saadet-saray-ı medeniyette oturmuş ve marifet ve fazilet ve İslâmiyet terbiyesiyle ve hulleleriyle mütezeyyine olan hürriyettir.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 76 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 76 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş)
Resul, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okuyor

Musibet zamanının uzunluğundan, uzun dersler gördüm.
Dünyânın ruhânî lezzeti olan hüzn-ü mâsumane ve mazlumâneden, zaife şefkat ve gadre şiddet-i nefret dersini aldım.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 72 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş)Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 72 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş)
Süha Murat Kahraman, bir alıntı ekledi.
12 saat önce

"...bütün İslâm ve memleket ulemasının takdir ve tasvibine mazhar olan Risale-i Nur'u; iddia makamının üzerinde durduğu şekilde bir fikr-i mefsedetle okumadığım gibi, her risalesini de baştan başa Kur'anın bir mühim tefsiri olup insanları ahlâken yükseltmeğe, fazilet sahibi kılmağa, milletleri uçuruma yuvarlanmaktan kurtarmağa vesile olan İslâmî dersi ve dinî terbiyeyi müessir bir surette ders verip millet ve memlekete, hattâ beşeriyete manen en büyük yardım ve iyilikleri yapan bir eser olarak gördüğümden, din ve imanımı muhafaza ve taallüm maksadıyla okumayı ve bazı kimselere vermeyi veya temin edivermeyi bir suç zannetmiyorum. Çünki hiçbir yerde Nur talebelerinin vatan ve millete ve idareye zararlı bir hâdiseye katıldıkları görülmemiş ve zabıtaca kaydedilmemiştir..."

Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Ondördüncü Şua)Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Ondördüncü Şua)
•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Şu hakikati bir anlayabilsek..
"Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalb olup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at peydâ ediyor."

"Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır."

Sözler, Bediüzzaman Said NursîSözler, Bediüzzaman Said Nursî
•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Of of Üstad ...!!!
Ölümden ürküp, kabirden korkup, başını çevirme! Merdâne kabre bak, dinle ne talep eder! Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak ne ister!

Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 163 - Hatime)Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 163 - Hatime)
Resul, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · 10/10 puan

Îman-ı Âhiretin binler faydalarından bir tanesi..
Hem herbir şehir kendi ahalisine geniş bir hânedir.
Eğer îman-ı âhiret o büyük aile efradında hükmetmezse; güzel ahlâkın esasları olan ihlâs, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedâkarlık, rızây-ı İlahî, sevâb-ı uhrevî yerine,
garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgâmlık, tasannu, riyâ, rüşvet, aldatmak gibi haller meydan alır.

Zâhirî asâyiş ve insaniyet altında, anarşistlik ve vahşet mânaları hükmeder; o hayat-ı şehriye zehirlenir.

Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, kavîler zulme, ihtiyarlar ağlamağa başlarlar.

Buna kıyasen, memleket dahi bir hanedir ve vatan dahi bir millî ailenin hanesidir.

Eğer îman-ı âhiret bu geniş hanelerde hükmetse, birden samimî hürmet ve ciddî merhamet ve rüşvetsiz muhabbet ve muavenet ve hilesiz hizmet ve muaşeret ve riyâsız ihsan ve fazilet ve enâniyetsiz büyüklük ve meziyet o hayatta inkişafa başlarlar.

Çocuklara der: "Cennet var, haylazlığı bırak." Kur'an dersiyle temkin verir.

Gençlere der: "Cehennem var, sarhoşluğu bırak." Aklı başlarına getirir.

Zalime der: "Şiddetli azab var, tokat yiyeceksin." Adalete başını eğdirir.

İhtiyarlara der: "Senin elinden çıkmış bütün saadetlerinden çok yüksek ve daimî bir uhrevî saadet ve taze, bâki bir gençlik seni bekliyorlar.
Onları kazanmağa çalış." Ağlamasını gülmeye çevirir.

Bunlara kıyasen cüz'î ve küllî herbir taifede hüsn-ü tesirini gösterir, ışıklandırır.

Nev'-i beşerin hayat-ı içtimâiyesiyle alâkadar olan içtimâiyyun ve ahlâkiyyunların kulakları çınlasın!

İşte iman-ı âhiretin binler faidelerinden işaret ettiğimiz beş-altı numunelerine sairleri kıyas edilse kat'î anlaşılır ki; iki cihânın ve iki hayatın medâr-ı saâdeti yalnız îmandır.

Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 41 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş)Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 41 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş)
•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İşte hayat böyledir... “Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz; hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve farzlarla zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.”

Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 140)Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 140)
•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

13.söz
“Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve layık değildir.”

Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 141 - -Sözler-)Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 141 - -Sözler-)