Hakan A., bir alıntı ekledi.
2 saat önce

Malûmdur ki; iki kahraman birbiriyle boğuşurken; bir çocuk, ikisini de döğebilir. Bir mizanda iki dağ birbirine karşı muvazenede bulunsa; bir küçük taş, muvazenelerini bozup onlarla oynayabilir; birini yukarı, birini aşağı indirir. İşte ey ehl-i iman! İhtiraslarınızdan ve husumetkârane tarafgirliklerinizden kuvvetiniz hiçe iner, az bir kuvvetle ezilebilirsiniz.

Mektubat, Bediüzzaman Said NursîMektubat, Bediüzzaman Said Nursî
Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
 6 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Mahbûb-u Hakîki
Sizlere müjde! Mahbublarınızdan nihayetsiz firakların yaralarını tedavi edip merhem süren bir Mahbub-u Bâkîniz var. Madem O var ve bâkidir; başkaları ne olursa olsun, merak çekmeyiniz. Belki o mahbublarda sebeb-i muhabbetiniz olan hüsün ve ihsan, fazl ve kemal, o Mahbub-u Bâkînin cilve-i cemâl-i bâkisinden çok perdelerden geçip, gayet zaif bir gölgenin gölgesidir. Onların zevalleri sizleri incitmesin. Çünkü onlar bir nevi ayinelerdir.

Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 257 - Zehra Yayıncılık)Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 257 - Zehra Yayıncılık)
Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, failsiz bir in’idam değil. Belki, bir Fail-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.

Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 257 - Zehra Yayıncılık)Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 257 - Zehra Yayıncılık)
Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Nasıl ki, bir padişah-ı zîşanın sana hediye ettiği bir elma lezzeti içinde, yüz, belki bin elmanın lezzetinin fevkinde, bir iltifat-ı şahane lezzetini sana ihsas ve ihsan eder. Öyle de, لَهُ الْحَمْدُ  kelimesiyle, yani hamd ve şükür ile, yani nimetten in’amını hissetmekle, yani Mün’imi tanımakla ve in’amı düşünmekle, yani Onun rahmetinin iltifatını ve şefkatinin teveccühünü ve in’amının devamını düşünmekle, nimetten bin derece daha leziz, manevî bir lezzet kapısını sana açar.

Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 256 - Zehra Yayıncılık)Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 256 - Zehra Yayıncılık)
Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temelluk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme.

Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 254 - Zehra Yayıncılık)Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 254 - Zehra Yayıncılık)
Süha Murat Kahraman, bir alıntı ekledi.
7 saat önce

"...Nasıl ki kökü göklerde Tûba ağacı gibi her bir dalı her bir meyvesi her bir yaprağı; o koca ağacın küllî, tükenmez hayatına dayanıyor. O kuvvetli ve güneş gibi zahir o hayatı inkâr edemeyen, bir tek muttasıl yaprağın hayatını inkâr edemez. Eğer etse o ağaç, dalları ve meyveleri ve yaprakları sayısınca o münkiri tekzip edecek, susturacak. Öyle de iman, altı rükünleriyle aynı vaziyettedir..."

Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Onbirinci Şua)Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Onbirinci Şua)
Süha Murat Kahraman, bir alıntı ekledi.
7 saat önce

"...iman-ı billah hakikati, hüccetleriyle hem melaikeye iman hem kadere iman hakikatlerini dahi kat'î ispat eder. Güneş gündüzü ve gündüz güneşi gösterdiği gibi imanın rükünleri birbirini ispat ederler..."

Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Onbirinci Şua)Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Onbirinci Şua)
Gulsum, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okuyor

ÇOK ŞÜKÜR KI AHIRET VARDIR.
Evet görüyoruz ki; alelekser gaddar, fâcir zalimler lezzetler, nimetler içinde pek rahat yaşıyorlar.
Yine görüyoruz ki; masum, mütedeyyin, fakir mazlumlar zahmetler, zilletler, tahkirler, tahakkümler altında can veriyorlar.
Sonra ölüm gelir, ikisini de götürür.
Bu vaziyetten bir zulüm kokusu gelir.
Halbuki kâinatın şehadetiyle, adalet ve hikmet-i İlahiye zulümden pâk ve münezzehtirler.
Öyle ise, adalet-i İlahiyenin tam manasıyla tecelli etmesi için haşre ve mahkeme-i kübraya lüzum vardır ki; biri cezasını, diğeri mükâfatını görsün.

İşaratü-l İ'caz, Bediüzzaman Said Nursîİşaratü-l İ'caz, Bediüzzaman Said Nursî
Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
 8 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Güzel Bir Dua
Bütün mahlukatı, bütün keyfiyatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için nefsimi bana musahhar eyle!

Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 236 - Zehra Yayıncılık)Asa-yı Musa, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 236 - Zehra Yayıncılık)

''..Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır.Bu üç
düşmana karşı San'at, Marifet, ittifak silâhıyla cihad
edeceğiz..."
Bediüzzaman Said Nursi.