Ne içtendir o köy türküleri...
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası,
Ayak seslerinden tanırım.
Ne zaman bir köy türküsü duysam,
Şairliğimden utanırım.

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Agaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın a gülüm
Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.

II

Sigara paketlerine resmini çizdiğim
Körpe fidanlara adını yazdığım
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sıla kokar, arzu tüter
Ilgıt ılgıt buram buram.
Ben beyzade, kişizade,
Her türlü dertten topyekün azade
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan
Kibrit çöpü gibi kırılan
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum

N'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.

Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun.

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Burçin Korkmaz, bir alıntı ekledi.
16 May 23:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

O yıllarda Paris'e gelen Uğur Mumcu'ya, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yiğidim aslanım burda yatıyor şiirinden bestelediğim parçayı çalmıştım. Gözünden iki damla yaş gelmiş ve "Bu parça bütün ölülerimize bir ağıt gibi olmuş!"demişti.
On yıl sonra Ankara'da yağmurlu bir gün onun bombayla parçalanmış cesedinin arkasında yürüyordum ve yüz binlerce kişi hep bir ağızdan yiğidim aslanım burda yatıyor'u söylüyordu.
Paris'te bu parçayı dinlediği zaman ,bunun kendi ağıdı olacagini,belki de kendisine gözyaşı döktüğünü bilmesi mümkün değildi.

Sevdalım Hayat, Zülfü Livaneli (Sayfa 315)Sevdalım Hayat, Zülfü Livaneli (Sayfa 315)
Nazlıcan Adıgüzel, bir alıntı ekledi.
 13 May 00:26

İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgar bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek meyve veren dalı kesmeli
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.
Gel çıkalım sevgilim gel
Gel kurtulalım birler hanesinden
Çekelim gidelim bir uçtan uca
Açalım yüreğimizin kapılarını sonuna kadar
Sevelim sevelim sevelim
Sevebileceğimiz kadar.

(BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU)

20.Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi, İlhami Soysal (Sayfa 194)20.Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi, İlhami Soysal (Sayfa 194)
Nur, bir alıntı ekledi.
12 May 01:30 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yalnız
Yalnızlığın kadarsın
Yalnızlığın mis kokmalı
Yalnızlık dediğin büyük bir zindan
Dünyanın en kalabalık zindanı
Dinden imandan çıkarır
Ama öyle bir adam eder ki insanı..

Dol Karabakır Dol, Bedri Rahmi Eyüboğlu (Sayfa 341)Dol Karabakır Dol, Bedri Rahmi Eyüboğlu (Sayfa 341)
Nur, bir alıntı ekledi.
09 May 20:54 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Seni düşünürken bir çakıl taşı ısınır içimde.
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar..

Dol Karabakır Dol, Bedri Rahmi EyüboğluDol Karabakır Dol, Bedri Rahmi Eyüboğlu

Attila İlhan-Bedri Rahmi Eyüboğlu
Akşam olur mektuplar hasretlik söyler,
Zagrep radyosunda LiliMarlen türküsü
Dost ağlar karanfilim,dost ağlar karanfilim
Mars söylemeden ölmek bize yakışmaz.

GÜZEL İLE FAYDALI

Bedri Rahmi Eyüboğlu




GÜZEL İLE FAYDALI

Ben arıya arı demem
Arının balı olmalı
Ben güzele güzel demem
Güzel faydalı olmalı
Güzel dediğin işe yaramalı
Kadın mı? Hamur yoğurmalı
Çocuk doğurmalı
Ağaç mı? Meyve vermeli
Çiçek mi? Kokmalı
Bayramdan bayrama neyleyim güzeli
Güzel dediğin her Allahın günü
Yanıbaşımızda olmalı
Yağmur misali hem gözümüze, hem gönlümüze
Hem toprağımıza yağmalı.
Güzel dediğin yağmur misali hepimizin olmalı.

Bedri Rahmi Eyüboğlu
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelimede bir kat daha artacaksın

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernus
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.